Türkiye’de çok sayıda Kur’an kursu varken, bir belde kursunu gündeme taşımak da nereden çıktı derseniz, bunun “Güncel” ve “Geriye doğru” birden çok cevabı var..
BİR TALEP, BİR KABUL, BİR MUŞTU
Önce “Güncel” olanı: Bundan 5-6 ay kadar önceydi..Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ, “Tekeli” beldesinin bağlı olduğu Bozyazı ilçemizde bir kız Kur’an kursu inşaatının açılışını yapıyordu..
Yıldızlı otelleri andıran bir gözalıcı bina..Boydan-boya bayraklarla süslenmiş, rengarenk..Kayıtları açılıştan önce tamamlanmış ve bu sıcak iklimde klimalı odalarına yerleştirilmiş güzel giyimli pırıl-pırıl kız öğrenciler bahçede sıra olmuşlar bu güzelliği tamamlıyorlar..Öğrencilerin velileri ve kurs binasına katkıda bulunan hayırseverlerle kalabalık katılımcılar da, bahçenin kendilerine ayrılan bölümünde yerlerini almışlar..
O da ne?!.Kalabalığın içinde bir kız çocuğunun hıçkırıkları..”Müftü amca, bu kursa ben de yazılmak istiyorum” diye yalvarıyor.. Meğer kursun yatılı kapasitesi kapış-kapış dolmuş, kaydolmak isteyen niceleri dışarıda kalmış..
Yürekleri hoplatan bu heyecan fırtınasında taa Ankara’lardan gelen Diyanet yöneticisi Görmez hoca kendine mahsus duygulu, vurgulu, ağırbaşlı konuşmalarından birini yapıyor ve gözlerini kalabalık üzerinde gezdirerek kalabalığın duygusallığını tırmandırıyor; “-Kız çocukları tamam da, erkek çocuklar ne olacak!?” diye soruyor?
Kalabalık “Ne cevap versek acaba?” diye birbirlerine bakışırken Görmez hoca kararlılığını ve talebini tekrarlıyor; “-Önümüzdeki ders yılına erkekler için de böyle bir bina isterim” diyor..
“İşte gerçek yönetici böyle olur” diyorum, yurdumla Diyanetimle bir daha ve yeniden iftihar ediyorum..5-6 ay önce dediğim o açılıştaki izlenimlerimi “Merve’nin gözyaşları” başlığı ile bu sütunlarda okuyucularıma aktardım, hatırlayanlar bilir..
“Tekeli Mehmet Akif Ersoy” Kur’an Kursu fikrinin temeli işte bu talep ve kabul ile atılıyor..Müjdesini ise birkaç gün önce Tekeli beldesinin hayırsever ileri gelenlerinin yaptığı toplantı ve verdikleri karardan aldık..Toplantıya katılabilenleri- katılamayanları ile inşaatın giderlerini kendi aralarında paylaşıvermişler..
İnanıyorum ki bu görkemli binada sadece Tekeli beldesinden değil Akdeniz bölgesinin her yanından ,yurtdışından ve özellikle Tekeli obasının kökü Ortaasya Türk yurtlarından da öğrenciler akacak ve beldeye bereket ve rahmet taşıyacaklar.Bir tuğla katkısı bulunan herkesten Allah razı olsun.
TARİHİ TEKELİ BUNA LAYIK
Konunun “Tarihi” cevabına gelince: Tekeli ya da “Dekeli” adını yakın ve uzak “Türk tarihi”nden hatırlıyor musunuz?.Tekeoğulları, Tekeli, Teke adlarını..Bu adlar, 1000 yıl öncelerinde Ortaasya’da mevcut isimler..Alpaslan’ın Anadolu’nun kilidini “Bismillah”larla açtıktan sonra, özellikle “Diyar-ı Rum” denilen bu toprakları adım-adım, karış-karış mühürlerken, “Tekelioğulları”nın emanetine de bu topraklar bırakılmış..Tekeli ya da “Dekeli” obasının Antalya yöresinde varlığını duyurması, sıkı durun taa 1321 yıllarına kadar uzanır..Yani İstanbul’un fethinden 130 yıl öncelerine..Önce buralar fethedildi, çok sonraları ise İstanbul..
Tekeli beldesinin halen hizmette olan kadim Camisinin alnındaki tarih 1512..Bin yıl öncelerdeki Türk kabile isimleri halen bu beldenin soylu ailelerinde yaşıyor: Macanlar, Kırlılar, Örsler, Tekeler, Toslaklar, Kömürler, Memikler ve daha neler..
“Tekeli” beldesinin Osmanlı arşivlerindeki emlak kayıtları 1700’lere dayanıyor. Yani gerçekte çok daha derin olsa da, “Resmen” bile Cumhuriyet devletimizden 300 sene daha kıdemli bir Müslüman-Türk yurdu Tekeli..
Bu tarihi yöremizin “Hayır” ve hayırda yarış adına bu toparlanma atağını gündeme taşıma ihtiyacı duymamın tarihe dayalı sebebi de bu..
KUR’AN BİR EVRENSEL MESAJ
Kur’an-ı Kerim sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın rehberi..İnsanlık bugün Emevi ve Abbasi atılımlarından sonra gördükleri Endülüs, Bağdat, Buhara, Kazan ve İstanbul merkezli İslam medeniyet ümranının hasretini yaşıyor..
Ayağa kalkışımız, düştüğümüz yerden başlayacak, bu da “Kur’an” ı ve “İslam”ı yeniden okumamızla olacak..
Diyanet İşleri Başkanımızın 2010 yılını “Kur’anı Anlama Yılı” olarak ilan etmesini Tekeli beldemizin bu Kur’an atağı açısından da bir fa’l-i hayr olarak görüyor ve bu yıl içerisinde gerçekleştirilecek açılışın “Kur’anı Anlama Yılı”na yeni bir anlam katmasını diliyorum..
Bir dileğim daha var: Kursun açılışını, fikir babası Mehmet GÖRMEZ ile birlikte, bu yılı “Kur’anı Anlama Yılı” ilan eden Diyanet İşleri Başkanımızın bizzat kendi elleri ile yapması..