Geçen yazımda da belirttiğim gibi, zaman içinde çok değişik yerlerden, çok değişik kişilerden, günümüz şartlarına uygun, bazı değerlendirme yazıları alıyorum. Aşağıdaki yazı da turizmci Deniz Tüfekçi'ye ait.
Kendileri arada günün şartlarına uygun yazılar yazmakta, uygun gördüklerini de bizlerle paylaşmaktadır.
Aşağıdaki ''İstanbul'da gerileme yokmuş'' başlıklı yazının günümüz şartlarına uygunluğu ve de güncelliği bakımından sütunlarımıza almayı ve yazarla aynı duyguları paylaşmayı uygun gördüm.
Mithat Engin VİRANYALI
İletişim için: enginviranyali@mynet.com
Asetat'çı........!!
Yolda, iskele çıkışında görmüş olmalısınız, paso, kimlik gibi şeylerin çabuk yıpranmaması için, şeffaf bir madde ile kaplayan küçük akülü motorları ile bu işlemi yapanlar vardır. Kaplanan bu maddenin adı asetat 'tır. Görüntüyü korur, kollar, dokundurtmaz, bozmaz. Kimliğin, dökümanın uzun süre sağlam kalmasını sağlar.
Konaklama sektörünün adı en önde gelen, en çok duyulan bir birliğinin sayın başkanının verdiği demeci okuyunca, asetat koruyucu kaplama örneği aklıma geldi.
Bilindiği gibi, İstanbul’da yılın ilk beş ayında yaşanan turist girişindeki %5 'in üzerindeki azalma ,özellikle kentimize ''Kültür başkenti'' yaftasının yapıştırılmasına karşın böyle bir gerileme başta siyasetin başındakiler olmak üzere sektörün gelirini konaklama ve turistik faaliyetlerden elde eden kesimini son derece tedirgin etmiştir.
Gerileme gözle görülür olmasının ötesinde TUİK verileriyle saptanmış, bu gerileme İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından kamuoyuna da açıklanmıştır.
Doğal olarak bu gerilemeden etkilenenler başta olmak üzere, ilgili tüm birimler, başta Kültür ve Turizm bakanlığı olmak üzere Konaklama ve seyahat endüstrisinin önde gelen birliklerinin bu gerileme ile ilgili yorumlar yapıp durumu kurtaracak çözümleri tartışıp ivedilikle uygulamaya sokmaları beklenirdi. Dünyanın her yerinde sorun saptanır, çözüme yönelik öneriler tartışılırken, ülkemizde ''sorunu saklanmak ile ilgili birim'' görevini gönüllü üstlenen insanlar, yetkililer peydahlanır olmaktadır.
Bir konaklama sektörü birliği başkanı, İstanbul’da ki gerilemenin %5 olmasına karşın, otellerdeki doluluk oranında gerileme olmadığını, dolulukların sevindirici düzeyde olduğunu söylemiş, ve İstanbul’da ki turist girişindeki azalmayı şöyle açıklamıştır.,
''yabancı pasaportlu Türk vatandaşlarımız, artık direk olarak kendi memleketlerine uçabilmektedir. Kısaca, eskiden yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız, İstanbul aktarmalı memleketlerine gittikleri için, bu kentimize gelen turist sayısını yükseltiyordu. Oysa şimdi, turizm amaçlı gelerek, konaklayan turistler, İstanbul’a gelmektedir. Ama bundan böyle, artık hudutlardan giriş sayısına göre değil, otellerin doluluklarına ve harcanan paraya göre bir değerlendirme yaparak, kaliteye daha fazla önem vermemiz gerektiği inancındayım. Zira, sayının artıp, döviz girdisinin artmaması, çok arzu edilen bir durum değildir. Özetle, istatistiklere göre, İstanbul turizmi düşmüş gibi gözüküyor olsa da, otellerimiz yüksek doluluklar ile iyi bir sezon geçirmektedir”
Kuşkusuz birliğin üyesi konaklama sektörünün tüm işletmecileri, sahipleri sayın başkanının demecini dikkatle ve saygı ile okumuşlardır. Eğer bir başkan böyle şeyler söylüyorsa kuşkusuz elinde çok değerli, çok önemli, görüşünü teşvik edecek, tasdik edecek veriler, doneler vardır. örneğin THY ve diğer özel hava yollarının geçen yıl yaptığı İstanbul seferlerinde ne kadar azalma olmuş ya da diğer kentlere ne kadar direk seferlerde artış olmuş, ''Türk asıllı yabancı tusitlerin'' diğer şehirlerdeki artışı ne oranda olmuş bunları kanıtlayacak üyelerine de sunabilecek verilere sahip olmalıdır.
Öte yandan İstanbul otellerindeki doluluk ve ortalama fiyatlardaki artışın rakamlarını da verilere dayanarak açıklayabilme noktasında olabilmelidir.
Benim bildiğim, bir birlik başkanı, birliğinin topladığı bu tür verileri inceler, rakamlar verir, turist sayısındaki değişimin analizini yapacak verileri kamuoyu ile paylaşır.
Öte yandan, üyelerinin birlik merkezine ilettiği doluluk oranlarını, fiyatlarını da alır geçmiş yıllar, aylar ile karşılaştırıp, yine bu verileri de kamuoyuna sunar.
Görünen o ki, bu tür bir veri tabanına kendisi dışında ulaşabilen bir kimse yok. Ne kadar uçak geçen yıl direk İstanbul’a iniyormuş, bu yıl ne kadarı artık direk olarak diğer şehirlerimize inmiş, bu uçaklar ne kadar yabancı pasaportlu ''Türk'' taşımış, hangi şehirlerimize bunlardan kaçı inmiş bizim elimizde böyle bir veri yok.
Taksim ve Sirkeci/Sultanahmet bölgesindeki otel işletmecilerinden edindiğimiz bilgiler de sayın başkanın savladığı ''İstanbul’da ki doluluk oranları çok iyi 'sonucunu teyit etmemekte, aksine hem doluluklarda, hem de oda başı gelirlerde ciro kaybı yanında karlarda da ciddi azalmalar olduğu görülmektedir.
Bunu gözlemek için 3-5 tanıdığa başvurmak yerine Expedia gibi sitelerdeki otel fiyatlarının 2009 ve 2010 yıllarının ilk 5 ayına bakmak yetmektedir.
Acaba,demeci veren sayın birlik başkanı, yukarıda merak ettiğimiz istatistiki rakamları içeren verileri kamuoyu ile paylaşır mı.?
Yoksa, verilen demeçler, atılan nutuklar gerçeğin, acı ama yıkıcı gerçeğin üzerini ''asetat kaplama malzemesi'' ile kaplama operasyonu mu?
Siyaseti koruma, onunla ters düşmeme kaygısı sonunda sektörün temsilcilerinin ekonomik hayatlarının, sorunları yok saymaktan, görmezden gelmekten dolayı sonunu getirebilir.
İktidar partisi meslek komitesi başkanı rolünü sürdürmekle geçecek bir ömür, ne yazık ki mesleği yok oluşa götürür, bu gün olduğu gibi.