Kuyucuoğlu'ndan Çarpıcı Açıklamalar


Bu haber 2016-06-25 18:08:10 eklenmiş ve 889 kez görüntülenmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu dün akşam iftar yemeğinde Anamur’lularla bir araya geldi.

 

CHP Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu ve Anamur İlçe Başkanı Ayhan Güven’in ev sahipliği yaptığı iftar programına Chp Anamur İlçe Yönetimi, İlçe Kadın Kolları üyeleri, CHP Bozyazı İlçe Başkanı Nevzat Turgay, Bozyazı İlçe Kadın Kolları yöneticileri, Anamur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Feridun Torunoğlu, Anamur Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Çetin, Anamur Esnaf Kredi Kooperatif Başkanı Ahmet Özdemir, Anamur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Zümrüt Cömertler, Anamur Trizm ve Kültür Derneği Başkanı Suzan Kalaycı, Anamur Muhtarlar Derneği Başkanı Celal Çetin, Muhtarlar, Partililer ve Basın mensupları katıldı.

 

Programda açılış konuşması yapan CHP Anamur İlçe Başkanı Ayhan Güven; Millet vekilimiz Sayın Serdal Kuyucuoğlu’nun düzenlemiş olduğu iftar yemeğine hepiniz hoş geldiniz diyerek,

Ramazan ayın ve önümüzdeki günlerde  idrak edeceğimiz Kadir Gecesi devletimize milletimize insanlığa hayırlara vesile olmasını diledi.

Güven ; Ülkemiz İnşallah çektiği sıkıntılardan dertlerden bir an önce kurtulur yaşadığınız bu topraklarda bir an önce bir barış rüzgarı eser diyorum.  Teşrifleriniz için hepinize teşekkür eder saygılar sunarım. Dedi.

CHP Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu ise konuşmasında, Böylesi özel bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyduğumu ifade ediyorum. Diyerek  Ramazan ayının Tüm Müslüman alemine ve dünyaya huzur barış getirmesini temenni etti.

 

CHP Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu Konuşmasına şöyle devam etti.

 

Ekonomi Dar Boğazda, Tarım ve Turizm Bitme Noktasına Geldi

Türkiye önemli bir süreçten geçiyor.  Bu kritik ve zor bir dönemin hep birlikte Omuz Omuza vererek aşacağız.  Özellikle sınırımızın hemen bitişiğinde Ortadoğu'da yaşanan savaşlar ister istemez ülkemizde etki ediyor. Bu sorunların ülkemize ne kadar zarar verdiğini hepimiz görüyoruz ve bu sorunların Ankara'ya kadar, İstanbul'a kadar ulaşması  Türkiye'de bomba yüklü araçlar, bombalı patlamalar ülkemizde bugüne kadar yaşamadığımız şeyler.

 Sadece bu tarafı yok bunun ekonomik faturasız da var. 3 milyon civarında insanı bir taraftan barındırırken, onlara yardımcı olmaya çalışırken tarımda turizmde ihracatımızın düşmesi ekonomiyi dar boğaza sokuyor. Baktığımızda özellikle bölgemizin tarım ve turizm bölgesi olması yine Anamur ‘umuzun da Turizm ve tarım bölgesi olması ekonomimizi çiftçimizi esnafımızla insanımızı önemli derecede etkiliyor. Ekonomik sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Biz Türkiye'nin en önemli tarım bölgelerinden biriyiz. Tarımda üretimde birinci, birçok konuda da birinci veya ikinciyiz.  Özellikle olan Rusya’yla olan ilişkilerimizin bozulması Ortadoğu pazarının kapanması Avrupa ile ilgili ilişkilerinizin dondurulması bu tarım ürünleri ihracatında ciddi sıkıntılar yaratıyor.  ister istemez üreticimizi derinden etkiliyor bunun faturasında vatandaşımız yavaş yavaş ödüyor.

 

Türkiye Güvenli Olmayan Bir Ülke Haline Geldi

 

Yine bu canlı bombalar ve komşularla ilişkilerin bozulması Türkiye'yi güvensiz bir ülke güvenli olmayan bir ülke haline getirmesi Türkiye'nin en önemli bacasız sanayisi olan Turizm sektörüne önemli bir şekilde etkiledi. Milyonlarca turisti ağırlayan Türkiye’nin Turizmi neredeyse durma noktasında. Geçtiğimiz yıllarda 35 milyona çıkan turist sayımız varken, bugün en önemli turizm kentlerimizden  Antalya, Muğla, Bodrum, İzmir bölgelerine baktığınızda otellerin neredeyse yarısı boş.

Bir buçuk milyon insan bu sektörden ekmek yiyordu Sadece bu sektörün etkilediği 50 nin üzerinde de bu sektörlerle bağlantılı sektörler var. 40 yıldır biriktirdiğimiz bu intibak bu turist sayısını bu yıl ne yazık ki heba ettik. Bundan sonra alınacak tedbirlerle bunları telafi edebilir miyiz?  Hayır. Bir kaç yıl içerisinde bunu telafi etmek mümkün değil.  Çünkü insanlar projelerini, tatil planlarını başka bölgelere yönlendiriyorlar.  insanların alışkanlıkları vardır. Bu gelen turistlerin çoğu da Türkiye'ye en az birkaç defa gelmiştir. Türkiye’yi sevmiştir,  insanıyla iletişim kurmuştur,  bölgesini sevmiştir.  insanının sevmiştir. Bu insanlar başka yere gittikleri zaman bu alışkanlıklarını tekrar kazandırabilmek büyük emek ve çaba gerektirir.

Onun için maalesef burada ciddi sorunlarla karşı karşıyayız belirttiğimiz sorunlar ekonomimizi ciddi şekilde etkiliyor. Tüm sektörleri etkiliyor, ihracatımız düşüyor. O nedenle bu kısır döngüden ülkenin bir an önce kurtulması gerekiyor.  Bunun kurtuluşu da komşularla ve Avrupa Birliği ile iyi ilişkiler komşunuzda süren savaşın bitmesi için bir an önce katkıda bulunmak gerekiyor. Komşunuzda yangın varken sizin rahat etmeniz mümkün değil.

 

Hırsıza Çaldırdığınız Elektriğin Parasını Vatandaştan Talep Edemezsiniz..!

 

Parlamentoya sık sık her gün,  her hafta bir yeni yasa geliyor. Biz halkın yararına olmayan her türlü yasaya karşı çıkıyoruz. Son olarak EPDK ‘nın yani Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu yasası adı altında bir yasa getirildi.Bunun içerisinde nükleer santral de vardı. Bakın bu yasayla birlikte vatandaştan kayıp kaçak bedeli adı altında para toplanmasına olanak veriliyor. Ben de komisyonda bulunuyordum. Muhalefet şehri yazdık Dedik ki “ Devleti'nin çalınan elektriğinden, çaldırdığı elektriğinden vatandaşın sorumluluğu yoktur. Siz malınıza  sahip çıkacaksınız.” Siz hırsıza çaldırdığınız elektriğin parasını vatandaştan talep edemezsiniz.  Bu hak değil…!  hukuk değil…!  adalet değil…!  Bugüne kadar mahkemeye dava açarak bu alınan kayıp kaçak bedellerini vatandaş geri alabiliyordu. Artık o yolda tıkandı. Yani yeni çıkarılan yasayla bu yolda tıkandı.

 

Nükleer Enerji Santrali

 

Şimdi bu yasanın içerisine nükleer enerji santralleri ile de birkaç madde kondu.  Bu da bizi de yakından ilgilendiriyor.  Çünkü yakınınızda yapılan bir nükleer santral var. Bu hem bizim yaşantımızı, hem ürettiğimiz ürünü etkileyecek. Bizim bölgemiz  Tarım ve Turizm bölgesi delik.  Ama bu nükleer santral her ikisine etkileyecek. Bu yasanın içerisine şunu koydular.  Bunlar biliyorsunuz burada bir liman ihalesi yaptılar nükleer santral için lisans almadan bunların yapımına olanak verdiler. Yne bunları denetim yasası dışına çıkardılar. Biliyorsunuz bir İnşaat yapacağınız zaman yapı denetim şirketleri kontrol ediyor bunu da dışına çıkardılar. Başka bir şey kıyı kenar çizgi seninde dışına çıkardılar. Kıyı kenar konusunda da muafiyet getirdiler bunlara. Yani burayı askeri güvenlik bölgesi ilan ederek Türkiye Cumhuriyeti yasalarının dışına çıkardılar. Türkiye Cumhuriyeti Nükleer Santrali bölgesinde bu söylediğimiz 3 tane yasa geçerli olmayacak.  Bu kabul edilebilir bir şey değil.

 

Dokunulmazlıklar

 

Yine dokunulmazlıklar ile ilgili çok speküle edilen bir konu. Yine dokunulmazlıklarla ilgili bir yasağı getirildi. Biz dedik ki tüm milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldıralım kürsü dokunulmazlığı haricinde dokunulmazlıkları olmasın. Çıksınlar milletvekilleri mecliste her şeyi konuşsunlar. Onun haricinde hiçbir dokunulmazlıkları olmasın. Yok dediler. Kim için uygulayacağız bunu? Dediler ki teröristler için. Zaten Anayasanın 83 üncü maddesinde terörle ilgili herhangi bir suç işleyenin dokunulmazlığı yok. uçüstü yapılırsa dokunulmazlığı yok. Ülkenin bölünmez bütünlüğünü bozmayla ilgili anayasayı değiştirmeye yönelik girişinde bulunursa dokunulmazlığı yok. Peki yolsuzluklarla usulsüzlüklerle ilgili yolsuzluğu kim yapar …?  Elinde yetki olan yapar. Kim yapabilir bunu bakan yapar,  başbakan yapar.  Milletvekili olarak ihale yapamıyorum ben. Milletvekili olarak kimseye iş veremiyorum. O zaman ben nasıl yolsuzluk yapabilirim? Kimler yapar?  Elinde yetkisi olan yapar. Tamam bunları da kaldıralım hep birlikte araştırılsın varsa suçlu kimse onların dokunulmazlığı olmasın. Yok…! 

Evet değerli hemşerilerim Bakanların dokunulmazlığı ile ilgili eski bakanlarda dahil..!  yani bakanlık yapmış bitmiş eski dönemi ile ilgili bakanlar kurulu kararı almadan hiçbir soruşturma açılamıyor. Yani milletvekillikleri bittikten sonra da bunları o konudaki dokunulmazlıkları devam ediyor. Yaptığı yolsuzluk usulsüzlük varsa yanlarına kâr kalıyor. Bakanlar Kurulu müsaade etmediği müddetçe yanına kar kalıyor.  Bu da hak değil..! , adalet değil ..! Herkes yaptığı işin hesabını verebilmeli Bizim düşüncemiz bu.

 

Cenazelerde Genel Başkanımıza Laf Atanlar Oluyor

 

Ara ara bizim Genel Başkanımıza cenazelerde bağırmalar, laf atmalar oluyor.  Bu gün bakalı bu ülkede 2002 yılı önce 7 tane şehidimiz var. 2001 9 tane var. Bu yıl 7 Haziran'dan 7 Haziran’a yani  2015 ‘in 7 Haziran’ından -  2016’nın  7 Haziran'a kadar 532 şehidimiz var.  Ve her gün ilaveler oluyor bu ülkeyi idare edenler var sorumluluk kimde iktidarda.  Peki muhalefet partisi liderinin bu işlerde sorunluluğu var mı…? Yok…!  Yetkisi var mı..?  O da yok..!   İnsanlar neden arıyorlar, birtakım insanlar doldurulmuşa getirilerek muhalefet liderine saldırttrılıyor. Bu ne kabul edilebilir, ne izana sığar,  ne de insafa sığar…! Biz şunu söylüyoruz Biz iktidar olduğumuzda bu ülkeden Şehitler gelmeyecek

 

Cumhurbaşkanı Görevini Yapması Lazım, Bizim Başkanlıkla İzimiz Yok

 

Şimdi ülkemizin en yetkili kişisi Cumhurbaşkanı,  Cumhurun başı.  Nedir görevi; ülkenin bütünleştirici,  birleştirici kişisi olması gerekiyor.  Biz de bunu bekliyoruz. Herkes yasalara anayasaya uysun görevi çerçevesinde görevini yapsın.  ne eksik yapsın,  ne fazla yapsın. Ülkenin sorunlarından sorumlu  bakanlar kuruludur, başbakandır. Ama Türkiye'de son yıllarda Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan sonra bu sistem değişti. Ülke saraydan yönetilmeye çalışılıyor.  Bunu kabul etmek mümkün değil. Bir Cumhurbaşkanı tarafsız olması gerekiyor.  Biz kendisinden bunu bekliyoruz. Türkiye'de yani ülkede gerginlik varsa Bu gerginliği Cumhurbaşkanının düzeltmesi lazım, gidermesi lazım.  Yani partiler arasında uzlaştırmacı olacak, Onların arasında uzlaşmayı sağlayacak. Onların arasında  bütünleştirici olacak. Herkesle diyalog içerisinde olacak. Görevi bu. Bizim istediğimiz de bu…!

 

Ama biri Cumhurbaşkanı sanki bir Parti lideriymiş gibi muhalefet Parti liderine cevap verir. Onlarla laf yarışına girerse O zaman o ülkede parlamenter demokrasi yoktur. Bu çerçevede yeni yasalar geliyor parlamentoya yani başkanlığa giden yolun taşları döşenmeye çalışıyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil…!  Türkiye’nin tam 140 yıllık, 1976 da başlayan bir parlamenter sistem tecrübesi var. Bundan da bir şikayetiniz yok. Ha düzeltilecek yanları  yok mu…?  Olabilir varsa bunu da oturur hep birlikte konuşuruz,  bunları düzeltiriz. Ama bizim başkanlık sistemi gibi bir derdimiz yok. Son iki yıldır  televizyonlarda gazetelerde bu konu tartışılıyor. Sanki Türkiye'nin bütün sorunları duruyor bir kenarda, biz başkanlık sistemini getirirsek her şey güllük gülistanlık olacak.  Tüm sorunlar ortadan kalkacak.  bu bir sihirli değnek her derde deva….!  Yok öyle bir şey,  öyle bir şey yok. Bizim sistemimiz işliyor bu sistemin arızaları olursa onlarda düzeltilir.  Bu konuda da Sayın Cumhurbaşkanımız Tarafsız olarak ülkeyi germeyecek bir şekilde görevini yapması gerekir. Ülkemiz son yıllarda büyük ayrışmalar oldu insanlar ötekileştirildi. Bu konuda Cumhurbaşkanı gerginliğin değil huzurun barışın teminatı olacak. Biz bunu bekliyoruz.

        

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Anamur Haber
© Copyright 2017 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi