Anamur Mamure Kalesi


Bu makale 2015-07-27 15:55:49 eklenmiş ve 675 kez görüntülenmiştir.
DR. MUSTAFA ERİM


 

 

Akdeniz ve Ortadoğu da bugüne kadar ayakta kalmış kalelerin en görkemlilerindendir.

 

Mamure Kalesinin pek çok Anadolu kalesi gibi antik temeller üzerine  inşa edildiği ve kalenin bulunduğu yerde 3 ila 4. yüzyıllarda bir Roma yerleşimi olduğu iddia edilmektedir.(1) Bu  antik kentin adı “Rig Monia” olarak adlandırılmıştır.

 

1998 yılında Anamur Müzesinin gerçekleştirdiği kazı esnasında ortaya çıkarılan taş duvar, mozaik döşeme, seramik, demir ve tarım aletleri burada ciddi bir yerleşim olduğu iddialarını güçlendirmektedir. Gerçekten de Kalenin deniz tarafında ki beden duvarları ve kulelerin altlarında kullanılmış granit kolonlar, sütun başlığı ve rölyefler kalenin bulunduğu yerde yada yakınlarında çok eski bir yerleşimin olduğuna işaret etmektedir.

 

 Mamure Kalesinde ki granit kolonların bir benzerinin  sadece 12 km uzakta olan  Anemurium’da da bulunması, bu iki yerleşimin aynı kaderi paylaştığını ve aynı döneme ait olduğunu göstermektedir. O dönemde  Mamure Kalesinin bulunduğu yerde muhtemelen bir garnizon yada küçük bir yerleşimin olduğu sanılmaktadır.

 

Roma döneminden sonra Anadolu’ya hakim olan Bizanslıların; Arap akınlarına karşı hem yeni kaleler inşa ettiği, hem de Anadolu’da ki mevcut kaleleri kullanmaya devam ettikleri esnada Mamure kalesini kullandıkları bilinmektedir.

 

Anamur’un çok kısa bir dönem  Ermeni hakimiyetine girmesi esnasında (12.yy sonu ve 13.yy başı) 1198 yıllarında Mamure Kalesi Halgam adlı bir Ermeni komutanın kontrolüne geçmiştir.(2)

 

Kale 1221 yılında Alaaddin Keykubat tarafından ele geçirilerek Anadolu Selçukluları hakimiyetine girmiştir. Alaaddin Keykubat’ın Ermeni ve Haçlılara karşı başlattığı fetihler sırasında Mübarizüddin Er-Tokuş tarafından kale fethedilmiştir. Bu dönem de kale küçük bir onarım görmüştür.(3)

 

Kale, 1230 yılında Karamanoğulları tarafından ele geçirilmiştir. 16.yüzyılda Karamanoğulları tarihini yazan Ahmet Şikari, Şikar-i Tarihi adlı eserinde Karamanoğlu Mahmut Bey’in 36.000 asker ve büyük bir donanmayla kaleyi fethettiğini, içine bir cami yapıp kaleyi onardıktan sonra adını Mamure koyduğunu yazmaktadır.

 

Kale 1430 yılında Karamanoğlu II.İbrahim tarafından onarılmıştır. 14 y.y. başlarında Karamanoğulları tarafından  yeniden imar edilerek Mamur (onarım) haline getirilen kale neredeyse ilk yapıldığı şeklini tamamen kaybetmiştir. Kale; yeniden onarılmış (Mamur edilmiş) anlamında Mamure Kalesi olarak adlandırılmıştır. Onarım esnasında kalede pek çok değişiklik yapılmış: bir Camii, Sarnıç, bu sarnıca su taşıyan bir kanal, depo olduğu düşünülen beşer gözlü tonozlu iki adet yapı ve kalenin hemen dışında bir hamam inşa edilmiştir.

      

Yine 1361 ila 1373 yılları arasında Anamur’un kısa bir dönem Kıbrıs hakimiyetine girdiği esnada Mamure kalesi Kıbrıs yönetimine girmiştir. Kale, 15. yüzyıl ortalarında Osmanlı hakimiyetine geçmiştir. Evliya Çelebiye göre kale II.Selim zamanında Lala  Mustafa Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

 

Francis Beaufort, 1818’de yayınlanmış gezi notları ve resimlerden oluşan Karamania adlı eserinde Kale komutanının Abdul Muim Ağa olduğunu anlatarak, kalenin İngilterede ki bazı antik kalelere benzediğini belirtmektedir.

             

Anamur Müzesinde bulunan 1811 tarihli ve Charles Cockerell imzalı üç adet gravürden, denizden yapılmış olanlarından birinde, kale neredeyse mükemmel ve tahrip olmamış vaziyette tasvir edilmiştir. Kalenin bazı kulelerinin son yüzyıldan önce yıkıldığı düşünüldüğünde Cockerell’in çiziminin kaleyi olduğu gibi resmetme olmadığını, hayal gücünü kullanarak  kalenin ilk yapıldığı dönemi tasvir ettiğini söyleyebiliriz.

 

Mamure kalesinin bulunduğu alan Anamur kıyı şeridinde savunma amaçlı bir yapının inşasına uygun, doğal-topoğrafik niteliklere sahip nadir yerlerden biridir.

 

Mamure Kalesi pek çok  savunma kalesinin hantal ve büyük kesme taşlardan oluşan yapısının aksine, muhteşem bir mimari estetikle inşa edilmiş ender kalelerdendir. Kule ve mazgal detayları “acaba bu kale sadece savunma amaçlı mı inşa edildi” dedirtecek kadar insanın estetik duyularına hitap etmektedir.

 

Gerçekten de kaleyi içerden, dışardan, seyirdim kotlarında gezerken inanılmaz sayıda çok bakış noktasına, farklı ve ilginç perspektife sahip güzelliğine rastlarsınız.

 

Yaklaşık 17-18 asırlık bir geçmişe sahip olan Mamure Kalesi, bunca yıl deniz dalgalarına ve dış hava koşullarına karşı ayakta kalabilmiştir. Son yüzyılda deniz dalgalarının oluşturduğu tahribat son derece fazla olmuştur.

 

Bunca yıl ayakta kalan ve güney surlarında deniz dalgalarının oluşturduğu en küçük bir tahribata rastlanmayan kale, neden son yüzyılda deniz dalgalarından bu kadar çok etkilenmiştir?

 

Anemurim kenti ile Softa Kalesi arasında yer alan Mamure Kalesi, diğer pek çok kale  ve yerleşimin aksine konuşlandırıldığı yer itibariyle ayakta kalmayı başarabilmiştir. Kale; inşa edilirken duvar ve kule temellerinin oturduğu alan, dalgaların etkilemeyeceği bir kayalık zeminde yapıldığından bir takım problemleri baştan bertaraf etmiş gözükmektedir. Ancak değişen doğa ve çevre dengesi  sonucu, yeni bazı sorunlar yaşanmış, dolayısıyla dalgalar denize bakan surları son yüzyılda oyarak ciddi bir tehlike oluşturmuştur. Sur duvarlarında gediklere yol açacak kadar oluşan tahribatın nedenlerini şöyle sıralayabiliriz.

 

1-Bu dengeyi bozan en önemli unsur, kalenin hemen üstünden geçen Anamur-Mersin karayolunun denize yakın bir hattı takip etmesidir. Bu karayolunun kale üzerindeki hattan geçmesi, dalga-kum taşınımı dengesini etkileyerek bir kıyı erimesine neden olmuş, dolayısıyla da kalenin korunaklı güney cephesinde, deniz tahribatını arttırarak kale duvarlarını tehdit eder bir hale gelmiştir.

 

Mamure Kalesinden bahseden tarihi kaynaklar; kalenin hemen yakınlarında, 45-50 metre ötesinde denize dökülen bir dereden bahsederler. (1)

 

Yine Harita Genel Komutanlığı  tarafından 1959 yılında çekilmiş bir hava fotoğrafında kale yakınlarından geçen bir dere açıkça gözükmektedir. Oysa bugün  kale yakınlarından geçen böyle bir dere bulunmamaktadır.

 

2001 yılında Mamure kalesinin Rölöve,Restitüsyon ve Restorasyon   Proje çalışmalarını birlikte yaptığımız  grubun başında bulunan Restorasyon Uzmanı Mimar Yavuz Özkaya ve Deniz Mühendisliği konusunda uzman olan İnşaat Mühendisi Tunç Gökçe bu derenin muhtemelen Dragon Çayı olduğunu ve Anamur-Mersin karayolunun kalenin hemen üstünden geçmesiyle  değişen çevre  faktörünün dere yatağını değiştirdiği   kanaatine varmışlardır.Bu görüşlerini Adana Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kuruluna verilen raporda belirten grupla yaptığımız çalışma esnasında görüştüğümüz İsviçreli bir çift, yıllar önce bir kayıkla geldikleri bir dereden kaleye ulaştıklarını ifade etmişlerdi.

 

Geçmiş yüzyıllarda bu kıyı şeridinde bulunabilecek en önemli yeri bularak bu anıtsal yapıyı inşa edenlerin, yüzyılımızda gelişen teknolojiye rağmen hiçbir ön araştırma yapmadan kalenin hemen üzerinden geçirilen karayolu nedeniyle 50-60 yıl gibi kısa bir sürede kalenin tahribatına sebep olan doğa ve çevre değişikliğini gerçekleştiren umursamazlığı anlamaları mümkün olmasa gerektir.

 

2-Bir başka faktör eskiden Dragon Çayı’nın bir zamanlar denize döküldüğü kalenin güney cephesinden kum alınmasının   bu tahribata katkıda  bulunmuş olmasıdır.

 

3-Bir başka etken de güney cepheyi kuşatan doğal kaya fermasyonun deniz ve güneşin yüzyıllarca süren etkisi sonucu erimesi  ve kaybolmasıdır. Dalgalara dayanma gücü bulunmayan bu formasyon tahribatının en iyi örneğini güney sularından açılan deniz kenarındaki hendeklerden görebiliriz.

 

4-Cockerell’in gravüründe çizilen, kalenin güneyini neredeyse tamamen kaplamış gibi görünen kumsalın zaman için de  eriyip gitmesi bu tahribatın önemli nedenlerindendir.

 

Bu tahribatın devam etmemesi için 1999 yılında Kültür Bakanlığı tarafından  deniz cephesinde dolgu ve tahkimat işlemi yapılmıştır. 2 Mart 2002 tarihinde 4644 sayılı kararla Adana Kültür ve Tabiat  Varlıkları Koruma Kurulu tarafından onaylanan proje hayata geçirildiğinde yapılan tahkimat hem kaleyi gelecek kuşaklara taşımış olacak hem de kaleyi denizden gören bir mekanda yürüme yolları olmuş olacaktır.Bir yaya dolaşım ve plaj alanı olabilecek bu bölge kaleye gerçek kimliğini verecektir.

 

Anamur Mamure kalesi bunca özelliğine rağmen yerli ve yabancı turist ağırlamada hak ettiği yerde bulunmamaktadır.Yaz aylarında ortalama günde      6 tur otobüsünün ziyaret ettiği Anamur’a gelen turistler  sadece Antalya üzerinden gelmektedirler.Mamure Kalesine turist çekmede, Mersin turizminin her hangi bir katkısı bulunmamaktadır.

 

Mamure kalesi için “yapılması gerekenler” bölümünde sunacağımız öneriler ayakları yere basan öneriler olup tamamı projelendirilmiş ve Adana Kültür-Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunca onaylanmış raporlara dayanmaktadır.

 

 

Mersin’in  Kültürel Varlıklarını tanıtmada en öncelikli işlevi görecek olan Mamure Kalesi için acilen alınması gereken tedbirleri şöylece sıralayabiliriz. Öncelikle Yapılması Gerekenler:

 

1)      Kalenin güneyinde yapılmış olan tahkimatın rehabilite edilerek yaya dolaşımının sağlanacağı bir platform oluşturulmalıdır.

 

2)      Girişte bulunan antik köprü zorunlu haller ve servis dışında trafiğe kapatılmalıdır.

 

3)      Karayolunun girişinde, sol tarafta yer alan taşkın deresi rehabilite  edilerek üzeri kapatılmalıdır.

 

4)      Şu andaki bilet satış kulübesi büfeye dönüştürülerek hendek kenarında bir dinlenme alanı oluşturulmalıdır.

 

5)      Kalenin bir parçası olan ve karayolunun karşısında yer alan tarihi hamam restore edilmelidir.

 

6)      Camiye su taşıyan ve tarlalar arasında kalan tarihi kemerler yerinde restore edilmelidir.

 

7)      Çevre düzenleme projesi çerçevesinde WC, bilet ve kitap satış reyonları yapılmalıdır.

8)       Gelen araçlar için otopark alanı düzenlenmelidir.

                                                                                          

                                                                                              Mustafa ERİM

                                                                                              Kent Tarihçisi

 

(1)- Anemurium & the Anamure Fortress – Vehbi Uysal – Kutlay Alan

(2)-The Cilician Kingdom of Armenia.Edinburg-London.T.S.R.Boarse

(3)-Anadolu’da ki  İç Kale Cami ve Mescitleri- Ali Boran   

(4)-Francis Beaufort- Karamania        

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Uysallar
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Blok 1
Arşiv Arama
- -
Blok 2
Anket
Blok 3.Reklam Alanı
Anamur Haber
© Copyright 2018 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi