MERSİN’İN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞU 3 OCAK 1922


Bu makale 2016-01-03 11:20:37 eklenmiş ve 948 kez görüntülenmiştir.
DR. MUSTAFA ERİM

 

 

30 Ekim 1918, Limni Ada’sının Mondros Limanı’nda demirli İngiliz Agamemnon zırhlısı… Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında Mondros Ateşkes Antlaşması (Armistice of Moudros) imzalanmaktadır.

 

Müttefik Devletlerin  (Osmanlı İmparatorluğu, Almanya, Avusturya-Macaristan  İmparatorluğu ve Bulgaristan) 1.Dünya Savaşında yenik düşmesi üzerine, Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey, İtilaf Devletleri adına Büyük Britanya Amirali Arthur Gough Calthorpe, 25 maddelik bir Ateşkes Antlaşması imzalarlar. Tarihe “Mondros Mütarekesi" olarak geçen bu ateşkes anlaşması, 600 yıllık bir imparatorluğun siyasi ve ekonomik egemenliğini sona erdiren acı bir belgedir. 

 

Antlaşmanın 7. maddesini (İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır) gerekçe gösteren İtilaf Devletleri imparatorluğun kalbi olan Anadolu başta olmak üzere yurdun dört bir yanını işgale başladılar.

 

Mersin İşgal ediliyor

17.12.1918 günü sabahı saat 09.00’da, önünde beyaz arkasında İngiliz bayrağı olan bir filika Mersin iskelesine yanaştı. Filikadan çıkan İngiliz Subayı, iskele komiser muavinine bir zarf vererek gemisine döndü. Mutasarrıf Galip Bey, Hükümet Konağı'nda Jandarma Binbaşı Hüseyin Hüsnü, Emniyet Komiseri Hüsnü ile toplantı halindeydi. İngiliz subayının getirdiği mektup tercüme edildi. "Ateşkesin 7. maddesi uyarınca ve son anlaşmaya göre asayişi sağlamak amacı ile Kilikya'nın işgaline Mersin'den başlanacağını, çıkarmanın istasyon yakınlarındaki iskeleden yapılacağını, Osmanlı idaresine ve memurlarına karışılmayacağı, işgalin geçici olduğu, halkın heyecana kapılmaması ve herhangi bir karşı koyma sorumluluğunun idare amirlerine ait olacağı bildiriliyordu ve "iskele civarı meydanlığı, İngiliz fabrikaları, istasyon binası ve Amerikan Kolejinin işgal edileceği, gerekli tedbirlerin alınması" isteniyordu.

 

 

Ardından İngilizler Mersin'i işgale başladılar. İşgalci İngilizler, karargahlarını Amerikan Koleji binasına kurdular. Üsteğmen Arthur komutasında istasyonda bir kontrollük tesis etmişlerdi. İşgalin ilk günleri olaysız geçti. 16 gün sonra 02.01.1918 günü Yarbay Romieu komutasında Fransız işgal askerleri ve Ermeni Lejyon alayı Gümrük İskelesi’nden çıkarak Taşhan'a yerleştiler ve işgale katıldılar. Fransız işgal kuvvetlerinin Ermeni gönüllüleri; Taşhan, Araplar Köyü, Hristiyan köyü (Osmaniye Mahallesi) ile Zeytinlibahçe'de çadırlara, Tunuslu ve Cezayirli askerler de askeri kışlaya ve Müftü Medresesi'ne yerleştiler. 12.11.1919 tarihinde İngiliz kuvvetleri çekildi ve işgalci olarak Fransızlar kaldılar. Fransız işgal komutanlığı 19.01.1919 tarihinde yayınladıkları emirname ile  Guvarnör olarak Binbaşı Anfre'nin Mersin'e atandığını bildirdi.

 

Bu arada yurdun pek çok yanı  düşman istilası altındaydı. Sivas Kongresi'nde (04-12 Eylül 1919), Mustafa Kemal'in Heyeti Temsiliye Başkanı sıfatıyla, yerel teşkilat temsilcileriyle yaptığı görüşmeler sonucunda, bu teşkilatların tümünün, Rumeli ve Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında toplanması ve milli güçlerin birleştirilmesi kararlaştırılmıştı. Bu karardan sonra yurdun her yerinde olduğu gibi İçel'de de milli teşkilatlar, çalışmalarını bu büyük kuruluşun birer şubesi olarak devam ettirmeye başladılar.

 

Mustafa Kemal, Kolordulara gönderdiği gizli emirde, hangi Kolordunun hangi bölgelere, nasıl yardımda bulunabileceğini bildirmişti. Buna göre işgal altındaki Doğu Kilikya bölgesine Ankara'daki 20.Kolordu'nun kuzeyden, Konya'da bulunan 12.Kolordu'nun batıdan yardım ederek Milli Kuvvetleri hazırlayacaklar ve gereken desteği vereceklerdi. Konya'daki 12. Kolordunun Binbaşı Hüseyin Hüsnü Bey başkanlığındaki subay grubu Gülnar, Ermenek ve Anamur ilçelerini dolaşarak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Gülnar, Mut, Mağara, Silifke ve Kelolukyöre şubelerini açtılar. Milli Kuvvetlerin oluşmasını sağladılar, hareket planını hazırladılar. Bu çalışma ve hazırlıkların bitirilmesinden sonra Mağara’dan (Kırobası) hareket edilerek, 20 Şubat 1920 günü İçel'in doğusuna doğru ilerlemeye başladılar.

 

Mersin ve Tarsus'un kıyı ve ova bölgeleri tamamen işgal altında bulunduğundan, batıdan hareket eden Milli Kuvvetler, İçel'in dağlık kesiminden doğuya doğru ilerleyebiliyorlardı. Mağara, Silifke, Güzeloluk, Yağda, Sorkun ve Tepeköy güzergahından Efrenk'e (Arslanköy) ulaşıldı ve   01 Mart 1920'de Arslanköy işgalden kurtarıldı. Teğmen Nail Bey, Arslanköy işgalden kurtarıldıktan sonra burada, Arslanköy Müdafaa-i Hukuk Heyeti'ni kurdu. Başkanlığa Ali Yıldırım (Çolak Ali) getirildi. 20 Mart 1920'de Belenkeşlik'de Tarsus Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu. Başkanlığına da Hacı İshak Ağa getirildi. 25 Mart 1920'de ise Mersin Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu ve  Çavuşlu köyünden Hıdır oğlu Ali Efendi başkanlığa seçildi.

 

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliye Başkanı Mustafa Kemal Paşa, Mersin Sancağı'nın da Büyük Millet Meclisi'nde temsil edilmesi için 5 milletvekilliği için 4 aday göndermiş, birisini de Mersin halkının seçmesini ve sonucunun acilen, 23 Nisan 1920 tarihine kadar ulaştırılmasını istemişti. 03 Nisan 1920 günü Mersin işgal altında olduğu için, aday seçimi Elvanlı'da yapıldı, hazır bulunan 40  kişinin oyu ile Ziya (Eraydın) Bey seçildi.

 

Mersin - Tarsus Cephelerinde Yapılan Savaşlar

Mersin - Tarsus Cephelerinde yapılan savaşlar, savaş düzeni olarak Mersin - Tarsus bölgesinin  üç bölüme ayrılmasıyla gerçekleşmiştir. Alata Deresiyle Deliçay arası Mersin grubunu; Deliçay ile Tarsus Çayı arası Tarsus grubunu; Tarsus Çayı ile doğusu da Kavaklıhan grubunu teşkil ediyordu.

 

İşgal kuvvetleriyle Kuvayi Milliye arasında Mersin grubunda Başnalar, İçmeler, Subendi, Emirler, Kızılyar, Mezitli ve Arpaçsakarlar savaşları yapıldı. Tarsus grubunda ise Eshabıkehf, Hacıtalip, Bağlar ve Karadirlik Kavaklıhan grubunda da Karboğazı ve Kavaklıhan savaşları yapıldı.

 

20 Aralık 1921 Ankara Antlaşması İmzalanıyor

20 Aralık 1921 tarihinde Ankara'da Franklin Bouillon ile Fethi Okyar arasında Ankara Antlaşması adıyla bilinen bir antlaşma imzalandı. Ankara Antlaşması, özerk bir yönetime sahip olmasını öngördüğü İskenderun Sancağı dışında, bütün Kilikya'nın, bu arada Mersin ve İçel'in Türkiye'ye bırakılmasını öngörüyordu."

 

 

 

Mersin ve Tarsus'un Kurtuluşu

Ankara antlaşmasının taraflarca imzalanmasından sonra, Fransızlar işgal altında tuttukları şehirleri boşalttılar. Fransızların Tarsus'u terk ettikleri  27 Aralık 1921tarihinde, Adana'daki Türk alayının bir taburu ve bir süvari bölüğü Tarsus'a, 3 Ocak 1922'de de Mersin'e girdi, böylece Mersin ve Tarsus'un kurtuluşu sağlanmış oldu.

 

 

                                                                                                                                  24/12/2010

 

               Mustafa Erim                                                                                                                      Mersin Kent Tarihi Araştırmacısı

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Uysallar
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Blok 1
Arşiv Arama
- -
Blok 2
Anket
Blok 3.Reklam Alanı
Anamur Haber
© Copyright 2018 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi