"Seyis‘ten Profesöre Etkili Bir Ders"


Bu makale 2016-04-19 14:38:45 eklenmiş ve 1331 kez görüntülenmiştir.
İbrahim POLAT

Bir konuda bir oturum yapıyorsunuz oturumda konuşmacı, oturum yönetmeni ve izleyiciler var.

 

Konuşmacıya sözü bir veriyorsunuz, konuşmacı 1,5 saat konuşuyor daldan dala atlıyor, konudan konuya geçiş yapıyor, salondaki izleyiciler neredeyse resmen uyuyor..! Ama oturum yönetmeninden hiç ses yok. Peki ne mi yapması gerekiyor?

 

Konuşmacıyı konunun sınırları içerisinde yönlendirmesi gerekiyor..!

 

Konu dağıldıysa toparlaması gerekiyor..!

 

Anlatılan konunun netlik kazanmasını sağlaması gerekiyor (bir konuda cümle yarım kalmış anlatılmak istenen tam anlatılamamış, sonuca ulaşılmamış, başka bir konuya geçilmiş her kes dinliyor, konunun bütünlüğü kaybolmuş oturumu yöneten kişiden gene ses yok.)

 

Bir konuşmacı bir konuyu eleştirirken alternatifini de sunması gerekiyor. Eğer sunmuyorsa oturum yöneticisi; - peki ne yapılmalı ? sorusunu konuşmacıya sorması gerekir. Yoksa her şeyi eleştirmesi kolaydır. Zor olan daha iyisini yapmaktır. En azından alternatifini söylemektir. O zaman eleştiriniz olumlu eleştiri olur.

 

Aksi halde konuşmacı konuşur, konuşur , eleştirir, eleştirir salondaki izleyiciler dinler, sıkılır uyuklar, aklında bin bir soru işareti ile geri döner.

 

Sonuç olarak marifet çok konuşmakta değil daha seçkin cümlelerle konunun özünü herkesin anlayabileceği gibi anlatmaktır.

 

 

Konuyu bir nebze olsun özetleyecek benimde çok sevdiğim bir anekdotla sözümüzü noktalayalım.

 

 

                                            " Seyis ‘ten Profesöre Etkili Bir Ders"

 

Profesör, konferans vermek üzere salona girmiş. Salon, ön sırada oturan bir kişi dışında bomboşmuş. Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen profesör yanına giderek salonun ön sıralarında tek başına oturan kişiye sormuş:

 
- Buradaki tek kişi sensin. Bu durumda, acaba konferans vermekten vaz mı geçmeliyim?


- Hocam ben bir seyisim; bu konulardan anlamam. Fakat ben ahıra gitseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim ve öyle çıkardım. Dermiş.

 
Bu görüşe hak veren profesör konferansa başlamış. İki saatin üzerinde konuşmuş durmuş. Sözlerini tamamladıktan sonra, tek dinleyicisinin yanına gidip sormuş: 

- Nasıl buldun? 

 

Seyis şöyle cevap verimiş;

- Hocam, size daha öncede söyledim. Ben sadece sıradan bir seyisim ve bu konulardan anlamadığımı söylemiştim. Gene de, eğer ahıra gelip biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki bütün yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım.

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Manşet yanı
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Blok 1
Arşiv Arama
- -
Blok 2
Anket
Blok 3.Reklam Alanı
Anamur Haber
© Copyright 2018 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi