SİLİFKE MUT KARAYOLU ÜZERİNDEKİ FRIEDRICH BARBAROSSA ANITI


Bu makale 2015-05-16 13:30:48 eklenmiş ve 1815 kez görüntülenmiştir.
DR. MUSTAFA ERİM

Silifke-Mut karayolunun 9..kilometresinde, yolun sağında üzerinde bir kitabe bulunan ve hemen hemen hiç kimsenin dikkatini çekmeyen bir anıt vardı. 1190 yılında III. Haçlı seferleri sırasında Kudüs’ü fethe giden Haçlı ordularının başında bulunan ve Göksu Nehrinde boğulan Roma Germen İmparatoru Friedrich Barbarossa’nın anısına dikilen bir anıttı bu.

Geçtiğimiz aylarda Karayollarının yol düzenlemesi nedeniyle yol seviyesinin altında kalan bu anıt, 200 metre daha ileri alınarak yenilendi. 1971 yılından beri aynı yerde bulunan ve bugüne kadar kimsenin dikkatini çekmeyen anıt, yeniden  düzenlenip üzerine görkemli bir heykel dikilince  tartışmalara yol açtı.  Tartışmalara ve Anıt’ın düzenlenme sürecine geçmeden önce bu tarihi olayı kısaca hatırlatmakta fayda vardır.

Haçlı Seferleri; 1095 yılında Papa II. Urbanus’un topladığı Clerment Konsilinde yaptığı konuşmasıyla başlayan ve 1270 yılına kadar devam eden, Avrupalı Hıristiyanların Müslümanların elinde bulunan Kudüs’ü ele geçirmek ve Müslümanların toprakları üzerinde askeri, siyasi ve ekonomik kontrolü elde etmek için yaptıkları savaşlardır. Anadolu toprakları bu dönemde yoğun bir şekilde Haçlı akınlarının etkisi altında kaldı. Haçlı Seferleri Dönemi’nde, Anadolu’ya hakim olan Anadolu Selçukluları, I. Kılıç Arslan’dan itibaren Haçlı Ordularına karşı direndiler ve asırlarca süren savaşlar başladı.

III. Haçlı Seferleri sırasında (1190) Fransız Kralı Philippe Auguste ve İngiliz Kralı Arslan Yürekli Richard deniz yoluyla, Roma-Germen İmparatoru Friedrich Barbarossa’da Karayolu ile Kudüs’e hareket etti. Friedrich Barbarossa yüzbin kişilik ordusuyla   Anadolu üzerinden Filistin topraklarına yürüdü. Haçlılar ile Anadolu Selçukluları arasında meydana gelen çarpışlaşmalarda, Friedrich Barbarossa,  ordusunun büyük bir bölümünü kaybetti. Friedrich Barbarossa geriye kalan onbeşbin kişilik ordusuyla  10 Haziran 1190 tarihinde Göksu Irmağı’ndan geçerken üzerindeki zırhın ağırlığı nedeniyle 67 yaşında Göksu Irmağı’na düşerek boğuldu. Asırlarca devam eden Haçlı seferleri sonucu, çok kan döküldü ve milyonlarca insan can verdi; Anadolu 200 yıl bu akınlara karşı direndi ve büyük tahribatlar yaşandı.

Tarihi hadise kısaca böyle. 1971 yılında Almanya’nın Ankara Büyükelçiliğinin girişimleri sonucu Friedrich Barbarossa’nın öldüğü yerin yakınlarına hadiseyi anlatan bir anıt kitabe dikildi. 41 yıl boyunca aynı yerde duran anıt, bulunduğu yerin konumu ve kitabenin mütevazi  yapısı nedeniyle hemen hemen kimsenin dikkatini çekmedi. Geçtiğimiz aylarda  Silifke-Mut karayolunun yeniden düzenlenmesi üzerine, Anıt yol seviyesinin altında kaldı. 29 Aralık 2011 tarihinde Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Prof. Dr. Pascal Hector anıtın bulunduğu alanda   inceleme yaptı ve konuyla ilgili bilgi aldı. Ziyaretçilerin anıta rahat ulaşması için, anıt yaklaşık 1000 metre ileriye alındı ve yeniden düzenlendi. Kitabenin bulunduğu kaide üzerine, Friedrich Barbarossa’nın heykeli dikildi. Önceki mütevazi anıtın aksine, kaidesi ve heykeli ile birlikte devasa bir anıt yapıldı. Çevre düzenlemesi ve anıt Silifke Belediyesi tarafından  yaptırıldı.

Buraya kadar her şey güzel. Peki sorun olan nedir? Sorunun üç boyutu var. Birincisi; anıtın üzerinde hadiseyi anlatan yazı, son derece bozuk bir Türkçeyle yazılmış, anlatım çok kötü ve Türkçe yazım kurallarına uymamaktadır. İkincisi; kitabede Friedrich Barbarossa ile ilgili anlatılan hikaye, tarihi gerçekleri gizleyen bir ifadeyle yazılmıştır. Üçüncüsü; anıta ve heykele yönelik tepkileri gidermektir.

İsterseniz anıtın üzerindeki yazıyı birlikte okuyalım ve yazıdan ne anladığınızı sorun kendinize.

SELÇUKLU SULTANI KILIÇ ARSLAN II. İLE ÜLKESİNDEN BARIŞ İÇİNDE SERBEST GEÇİŞ İÇİN BİR ANLAŞMA OLAN ROMA-GERMEN İMPARATORU FRIDERICH I. BARBAROSSA 10 HAZİRAN 1190 TARİHİNDE ORDUSUNUN BAŞINDA FİLİSTİN’E GİDERKEN BU CİVARDA GÖKSU IRMAĞI’NDA BOĞULMUŞTUR.

Yazıda Türkçe ifade ve imla bozuklukları oldukça dikkat çekiyor, ayrıca yazıda olay çok masumane  anlatılmış ve Haçlı Seferlerinden bahsedilmemiştir.  Hadise, adeta Anadolu’da seyahate çıkan birinin nehirde boğulması gibi nakledilmiştir. 200 yıl Anadolu topraklarını talan eden, Anadolu kentlerinde kontluk kuran, sadece Müslümanları değil Ortodoks Hıristiyanları da katleden Haçlı seferlerinden özellikle bahsedilmemiştir.  Öncelikle şunu sormak gerekiyor bu kadar hatalı, Türkçe bozuklukları ile dolu ve tarihi gerçekleri gizleyen bu yazıyı kim yazdı?

Yazının sahibini bulmak için yaptığım kısa araştırmayı kısaca sizlerle paylaşayım. Yol düzenlemesini  yapan Karayolları, yolun kendileri tarafından yapıldığını fakat Anıt düzenlemesinin kendileri tarafından yapılmadığını, Silifke Belediye’sinin anıtın düzenlenmesi için kendilerinden izin talep ettiğini, henüz anıtın düzenlenmesi için Silifke Belediye’sine cevap yazmadıklarını belirttiler. Oysa yazılı izin alınmadan anıt düzenlemesi tamamlanmış durumdadır.

Konuyla ilgili olarak Silifke Belediye Başkanı ile yaptığım görüşmede; “Silifke Belediyesinin 41 yıl önce bugünkü yerine dikilen anıtın, yeniden düzenlenmesi dışında yeni bir şey yapmadıklarını, Alman Turistlerin yöreye gelmesi için bunun bir vesile olduğunu, fakat Haçlı Komutanının heykelinin dikilmesi nedeniyle zaman zaman tepkiler aldığını, anıtın düzenlenmesi ve anıttaki yazıyla Adana’da bulunan Akdeniz Türk Alman İşadamları Derneği Başkanı Tevfik Kısacık’ın ilgilendiğini söyledi. Tevfik Kısacık ile yaptığım görüşmede, Tevfik Kısacık’ın 1996 yılından itibaren 13 yıl süreyle Almanya’nın Adana Fahri Konsolosuğunu yaptığını ve yazının 41 yıl önce Alman Büyükelçiliği tarafından Almanca yazıldığını ve bunun Almancadan Türkçeye çevrildiğini öğrendim.

Olayın yanlış algılanmaması için hemen belirtmeliyim ki, tarihi hadiselerin gelecek kuşaklara nakledilmesi ve bunun somutlaştırması son derece doğru bir yöntemdir. Şekille ilgilenen ve özden uzaklaşan bir anlayışla bu anıta karşı çıkanların yada bu konuda yetkili ve sorumlu olanların neden anıttaki yazıyla ilgilenmediklerini, 41 yıl sonra anıt yeniden düzenlenirken hadiseyi anlatan yazının neden yeniden düzenlenmediğini soruyorum ben.

Bu şehirde, bu yazıyı Türkçe Yazım Kurallarına göre yazacak ve bu tarihi hadiseyi doğru olarak anlatacak kimse yok muydu? Alman Büyükelçiliğinin yazdığı yazı hangi süzgeçten geçtikten sonra oraya yazıldı? 41 yıl boyunca bu yazıdan haberdar olmayanlar  bugün yapılan düzenlemede neden bu yazıyı yeniden gözden geçirme ihtiyacı duymadılar? Bu kadar kolay mı bu işler? Avrupa’da Osmanlı ile ilgili bir tarihi hadiseyi yada Osmanlının yaptığı bir mimari yapıyla ilgili bir yazıyı, yetkili mercilerin onayını almadan yazmak mümkün mü? Her  gün binlerce insanın geçtiği bir karayolu üzerinde ki  bir anıta, bu milletle alay eder gibi bozuk bir Türkçeyle bu yazıyı yazma hakkını kim nereden bulmaktadır? 200 yıl Anadolu topraklarını yağmalayan Haçlı ordularının başında Anadolu’ya giren Friedrich Barbarossa’nın, Haçlı Komutanı olduğu neden yazıda belirtilmiyor. Niyetimiz geçmişte yaşanan bir olay nedeniyle bir ulusun kötülenmesi  yada düşmanlık oluşturulması değil elbette. Amacımız  tarihin çarpıtılmadan sergilenmesi, bu milletin aptal yerine konulmamasıdır.

Gerek Silifke Belediye Başkanı Bayram Ali Öngel’in, gerekse Almanya’nın eski Fahri Konsolosu ve Akdeniz Türk Alman İşadamları Derneği Başkanı Teyfik Kısacık’ın son derece iyi niyetle ve siyasi düşüncelerden uzak hareket ettiklerini, amaçlarının iki ulus arasında dostluk köprüsü oluşturmak  olduğunu ve bu vesileyle Alman turistleri bu bölgeye çekmek için çaba sarf ettiklerini belirtmek gerekmektedir.

Gelelim anıt ile ilgili tepkilere. 41 yıldır tepki çekmeyen anıtın, bugün tepki çekmesinin tek nedeni kitabenin yazılı olduğu kaide üzerine konan heykeldir. Bu tepki en fazla  Silifke’de dile getirilmektedir. Dolayısıyla  tepkilerden en fazla  Silifke Belediye Başkanı etkilenmektedir. “Haçlı komutanının, Türk düşmanının   heykelini diktiler” söylemleri her geçen gün artmaktadır. Almanya’nın kendi topraklarından binlerce kilometre uzakta ölen imparatorlarına vefa borcu olarak heykelini dikmelerine karşılık, 200 yıl bu toprakları haçlı istilasına karşı savunan Anadolu Selçuklularına karşı bu milletin de bir vefa borcu olsa gerek. Buradan Silifke Belediye Başkanı Bayram Ali Öngel ile Almanya’nın eski Fahri Konsolosu ve Akdeniz Türk Alman İşadamları Derneği Başkanı Teyfik Kısacık’a seslenmek istiyorum. Tepkileri önlemenin yolu  Barborassa’nın heykelini indirmek değil, hemen yanı başına II. Kılıç Arslan’ın heykelini daha görkemli bir şekilde dikmek olmalıdır.  Ayrıca Haçlı Seferleri ile ilgili bilgilendirme panoları yaparak, bu alan Haçlı Seferlerinin anlatıldığı küçük bir Açık Hava Müzesi haline getirilmelidir. Bunu en çok hak eden yer bu alandır. Çünkü bu güzergah Haçlı seferlerinin Anadolu üzerinden Kudüs’e giderken kullandıkları yollardan birisidir. Sartavul Geçidi, Haçlı Seferleri esnasında Haçlı Ordularının kullandığı bir güzergahtır.

Sonuç olarak Almanya’nın eski Fahri Konsolosu ve Akdeniz Türk Alman İşadamları Derneği Başkanı Teyfik Kısacık’ın, Türkçe yazım kurallarına uygun ve tarihi hadiseyi olduğu gibi anlatan bir yazı yazıldığı takdirde, anıt üzerindeki yazıyı değiştireceklerini ifade etmesi son derece güzel bir gelişme olmuştur. Şimdi konunun uzmanları tarafından yazılacak yazıyı Teyfik Kısacık Bey’e ilettikten sonra yazının değişmesini ve Haçlı Orduları Komutanı Freiderick Barbarossa anıtının yanına  Anadolu Selçuklu Sultanı II.Kılıçarslan’ın anıtının dikilmesini beklemekteyiz. Burada düzenlenecek Açık Hava Müzesi çalışmalarının Mersin Valiliği öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir proje kapsamında ve Silifke Belediyesi, Silifke’nin kardeş şehri olan Almanya'nın Hassloch Şehri, Almanya Büyükelçiliği’ni de kapsayacak bir yapı içinde yürütülmesinin yararlı olacağına  inanıyorum. Konunun takipçisi olacağımızı belirtmeye gerek yok sanırım.                                                                                    

                                                                                                     24.05.2012

                                                                                   Dr. Mustafa Erim

                                                                                   Kent Tarihi Araştırmacısı

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Uysallar
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Blok 1
Arşiv Arama
- -
Blok 2
Anket
Blok 3.Reklam Alanı
Anamur Haber
© Copyright 2018 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi