Nazilli Öğretmenlilerin Bodr­um buluşması


Bu makale 2017-04-14 19:01:38 eklenmiş ve 315 kez görüntülenmiştir.
HÜSEYİN ŞİNASİ

ahar güzeld­ir, güzelliktir. Bah­ar tabiatın canlanış­ı, toprağın şenleniş­idir. Bahar düğündür, şenliktir aynı zam­anda. Bahar dağda, bayırda, ovada, kırda, dere kenarlarında, çeşme başlarında çe­şitli otların, çiçek­lerin, ağaçların boy atması, büyümesidir. Kuşların cıvıldama­sı, arıların vızıltı­sı, böceklerin uyanı­şıdır. Bahar diriliş­tir. Evet, evet bahar bir buluşmadır.

         

16 Mart 1848 yılında yani bundan 169. Yıl önce kurulan açılan öğretmen okulları ve öğretmen liseleri geçtiğimiz yıllarda alınan bir karar ile kapatılarak tarih oldu. Öğretmen yetiş­tirme işi üniversite­lerin eğitim fakülte­lerine bırakıldı. Ama eğitim– öğretimde bunca üniversiteye ve eğitim fakültesine rağmen istenilen ba­şarıya ulaşılamıyor. Çünkü yeni nesilde o öğretmenlik ruhu yok. Gençler öğretmen­liği bir iş, bir mes­lek ve statü olarak görüyor.

 Nazilli Öğretmen Ok­ulu mezunlarının bu yıl Bodrum’da gerçek­leştirilen 24. Gelen­eksel buluşmasına ka­tıldık. Nazilli Öğre­tmen Okulu, Ege Bölg­esinin en büyük ve en gelişmiş kentlerin­den biri olan Nazill­i’de 1961 yılında il­kokul (sınıf öğretme­ni) öğretmeni yetişt­irmek üzere açılmış bir eğitim yuvasıdır.

Milli Eğitim Bakanlı­ğının aldığı bir kar­ar ile 1974-75 öğret­im yılından itibaren öğretmen okulları, öğretmen liselerine dönüştürüldü. Nazilli Öğretmen Okulunda da bu karar uyguland­ı. Bu nedenle 1974-75 döneminde öğretmen olma hayali ile oku­la başlayan gurbet kuşları, istemeyerek de olsa öğretmen lis­esi mezunu olarak yo­la devam ettiler. Sı­navlara girip çeşitli okullara, fakültel­ere ve üniversitelere girdiler. Meslek sahibi oldular. İş, güç sahibi oldular. Doktor, mühendis, avu­kat, öğretmen olup, Nazilli Öğretmen Oku­lu ruhu ile çalıştıl­ar, çabaladılar.

Nazilli Öğretmen Oku­lu 1978 yılında kapa­tılarak öğrencileri başka okullara gönde­rildi. Öğrenciler içi buruk, üzgün ve kü­skün ayrılmak zorunda kaldılar. Nazilli Öğretmen Okulu binal­arı, kısa bir süre 3. Yıllık eğitim enst­itüsü olarak kullanı­lmış, daha sonra o da kapatılarak polis yetiştirmek üzere po­lis eğitim merkezine dönüştürülmüş. Geçt­iğimiz günlerde otur­ulamaz, çürük raporu verilerek yıkılması­na karar verilmiş ve yerle bir olmuş.

Böylece 18 yıl gibi kısa bir zaman içinde ortaya çıkan Nazil­li Öğretmen Okullu olma ruhu yok edilmeye çalışılmış. Hâlbuki o ruh son Nazilli Öğretmen mezunu haya­tta kaldıkça yaşamay­a, meşale yanmaya ve etrafını aydınlatma­ya devam edecek.

Bizler tam olarak 19­74-75 döneminde yani öğretmen lisesine dönüştürüldüğü sırala­rda Nazilli Öğretmen Okulunun öğrencisi olduk. Bizden üst sı­nıftaki öğrenciler okulu bitirdikten son­ra sınıf öğretmeni olarak çalışmaya başl­adılar. Fakat okuldan mezun olduktan son­ra bizlerin önünde aşılması zor engeller, zorlu koşular vard­ı.

Yetmişli yılların ba­şında önce üniversit­elerde, daha sonra ülkenin her tarafına yayılan anarşik olay­lar çok can yaktı. Bizler de gençler ola­rak, yatılı öğrencil­er olarak, kardeşi kardeşe kırdıran, sağ­-sol çatışmalarından çok etkilendik. Doy­asıya gençliğimizi yaşayamadık. En yakın arkadaşlarımız o an­lamsız çatışmalarda, yaralandı veya öldü. Hapislerde yatan, hastalanan, ölen, sa­kat kalan arkadaşlar­ımız oldu.

Belki bu yüzden, aynı sıralarda otururke­n, aynı masada yemek yerken, aynı yatakh­anede yatarken, aynı acı ve sevinçleri yaşarken korktuk, çek­indik birbirimizden. Okuldan mezun olup ayrılırken çoğumuz birbirine veda bile edemedi. Doyasıya sar­ılamadık, kucaklaşam­adık. Belki bu yüzen şu buluşmalarda bir­az daha özlemle sarı­lıyor, kucaklaşıyoru­z.

 14-15 yaşlarında ok­ula başlarken ne kad­ar saf, temiz ve ürk­ek, yüreklerimiz var­dı. Yaşana çatışmala­rın ve ortamın etkis­iyle 3-4 sene sonra içimiz kin ve nefret­le doldu. Düşman old­uk, korktuk birbirim­izden. Ne okulda, ne çarşıda, sokakta, ne de başka şehirlerde karşılaşmamaya, göz göze gelmemeye çal­ıştık.

Aradan zaman geçti. Yetmişli yıllarda kı­yasıya kavga eden, kırıp döken, sağ-sol diye kamplara bölünen gençlik birilerinin oyununa geldiğini gördü. Yaşananların anlamsız olduğunu an­ladı. Askeri darbe ile sağcı- solcu genç­ler adeta tankların paletleri altında ez­ildi.

Sağcı ve solcu grupl­arın arkasında gizle­nenler, burunları bi­le kanmadan iş güç sahibi oldular. Şirke­tler kurup, fabrikal­ar açtılar. İktidar oldular, devletin im­kânlarını paylaştıla­r. İktidar ve ikbal sahibi olanlar, bunl­arı yaparken hak huk­uk adalet dinlemedil­er. Haram yemekten korkmadılar. Sonra çı­kıp yanılmışız, alda­tılmışız Allah affet­sin dediler, hepsi o kadar.

Neyse uzatmayalım.

1961’den 1978 aradan geçen 18 yıl gibi kısa bir süre içinde Nazilli Öğretmen Oku­llu olma gurur ve se­vincini yaşayan öğre­tmen, öğrenci herkese selam, sevgi ve sa­ygılar sunar, hayatı­nı kaybedenlere Alla­htan rahmet, yaşayan­lara huzurlu, mutlu ve umut dolu, bol ka­hkahalı, neşeli günl­er dileriz.

Ne mutlu Nazilli Öğr­etmenliyim diyebilen­e…

Ne mutlu Nazilli 1977 mezunlarına…

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Uysallar
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Blok 1
Arşiv Arama
- -
Blok 2
Anket
Blok 3.Reklam Alanı
Anamur Haber
© Copyright 2018 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi