Türkiye'miz Yeni Projelerle Bölgesinde Lider Olma Yolunda…


Bu makale 2017-10-03 15:26:42 eklenmiş ve 112 kez görüntülenmiştir.
GAZİ MERT- EĞİTİMCİ

Terör örgütleri ve dış güçler istemese de Türkiye'miz bölgesinde lider ülke olacaktır.

 

Türkiye'nin bölgesinde liderlik iddiasını artıracak ve ordunun gücünü katlayacak projeler şunlar:

 

1 – Som füzesi: Pil bataryasına kadar tamamı TÜBİTAK tarafından geliştirilen SOM füzesinin menzili 200 kilometreye ulaşıyor.
Uçaktan, karadan ve denizden atış imkânına sahip olan SOM füzesi hedefi, GPS ile uydudan ve yer haritası ile buluyor.
Testleri tamamlanarak seri üretime geçen füzeler Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine girmiştir. 
SOM füzesinin menzilinin 500 kilometreye çıkarılması için de çalışmalar devam ediyor.

 

2 – Roketsan Umtas – Tanksavar Füze Sistemi: UMTAS öncelikli olarak taarruz helikopterlerinden kullanım için geliştirilen bir tanksavar füze sistemidir. Üzerinde barındırdığı yüksek teknoloji ile modern savaş alanındaki tüm zırhlı tehditlere karşı etkilidir.

 

Taktik Özellikleri şunlardır :

 

-Gündüz-gece ve tüm hava koşullarında görev yapabilme özelliği
-At-Unut ve At-Güncelle kullanım modları
-Hedef güncelleme yeteneğinin sunduğu esneklik ile;
Sutre arkasından atış
Sutre arkasından gizlenmiş hedeflere atış
Hassas vuruş noktası ayarlayabilme

 

Vuruş etkinliği değerlendirme imkanı

 

-Sabit ve hareketli hedeflere karşı kullanım
-Geniş açısal fırlatma zarfı ile platform doğrultusu dışındaki hedeflere etkinlik
-Sıvı yakıt yangını ve kurşun çarpmasına duyarsız mühimmat özelliği
UMTAS helikopter platformlarının yanı sıra diğer hava, kara ve deniz platformlarından kullanıma uygun özellikte bir sistemdir.
Geliştirme dönemi çalışmaları kapsamında uçuş testlerine devam ediliyor. Milli ATAK helikopteri T129'un Umtas ile ilk testleri başarılı olmuş ve 3750 metreden hedef vurulmuştur. 
Projede testlerin ardından seri üretim aşamasına geçilecektir

 

3 – T129 Atak Helikopteri: AgustaWestland tasarımı A129 gövdesinin,Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına uygun şekilde; motor, aktarma organları ve kuyruk pallerinin değiştirilmesine ilave olarak milli aviyonik ve silah sistemleri ile teçhiz edilmesi sonucu ortaya çıkan T129, halen dünyada kendi sınıfındaki en etkin taarruz helikopteri olma ünvanını elinde tutmaktadır.
TUSAŞ tesislerinde üretimi tamamlanan ilk T129 A prototipi ilk uçuşunu 17 Ağustos 2011’de gerçekleştirmiştir.
İtalya’da üç adet ve Türkiye’de iki adet prototip ile devam eden test ve kalifikasyon faaliyetleri kapsamında kalifikasyon tamamlanana kadar toplam 750 saate yakın uçuş gerçekleştirilmesi planlamıştır.
ATAK Pilotlarının harbe hazır hale gelmesi için hayati önem taşıyan Entegre Eğitim Sistemi Projesi de TUSAŞ Ana Yükleniciliğinde gerçekleştirilecektir.

Böylelikle, T129 Helikopterlerinin envantere girmesiyle beraber, pilot eğitimleri daha maliyet etkin şekilde verilebilecektir.
TUSAŞ’ın Ana Yüklenici olarak belirlenmesi, ATAK Programı’nda yalnızca TUSAŞ’ın oluşturduğu bazı kritik bilgilerin doğrudan simülatörlerde kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu durum kritik bilgilerin gizliliğinin korunması açısından önemli bir avantaj sağlıyor.

 

4 – Bora -12: BORA-12 (JNG-90) Keskin Nişancı Tüfeği, Jandarma Genel Komutanlığı ve MKE'nin ortaklığıyla geliştirilmiş yüzde 100 Türk yapımı bir keskin nişancı silahıdır.
MKE'nin Kırıkkale tesislerinde tasarımı ve üretimi gerçekleşen Bora-12 7,62mm çapında 1200 metre etki mesafesine sahip bir keskin nişancı tüfeğidir.

Uluslararası keskin nişancı tüfeği yarışmasında gündüz ve gece atışlarında tam başarı sağlayarak rakiplerini açık ara farkla geride bırakmıştır.

Tüfeğin özellikleri arasında, diğer keskin nişancı tüfeklerinde olmayan dipçik boy mesafe ayarı, kaynak (elmacık kemiği - tüfek temas noktası) bölgesi yükseklik ayarı, tetik ve kabza arası mesafe ayarı özelliklerine sahiptir.

 

5 – T – 155 Fırtına Obüsü: Türkiye'nin kendi ürettiği ilk topçu sistemi olan T-155 Fırtına obüsü, F-16 savaş uçaklarından sonra en etkili silahların başında geliyor.
Fırtına, hareket halindeyken 30 saniye içinde atış görevine hazır olabiliyor. 1 dakika içinde 6 top atışı gerçekleştirebilen Fırtına, atış görevinin tamamlanmasının ardından 30 saniye içinde mevzi değiştirebiliyor ve böylece düşmanın karşı ateşine maruz kalma riskini minimum düzeye indiriyor

Fırtına'nın ASELSAN tarafından geliştirilen özgün atış kontrol sisteminin en önemli özelliği, 8-25 kilometre arası mesafelere yapılan atışlarda farklı namlu açılarından ardarda atılan üç merminin, hedefe aynı anda ulaşması ile üç obüsün atış gücünü tek başına karşılayabilmesidir.

 

6 – Altay Milli Tank: Koç Grubu'na bağlı Otokar'ın ana yüklenicisi olduğu projeye 2007 yılında başlanmıştı.
Üçüncü nesil ana muharebe tankı olarak geliştirilen Altay, ismini Kurtuluş Savaşı'nda 5. Süvari Kolordusu'nu komuta eden Fahrettin Altay'dan almıştır.

Altay projesinin teknik destek sağlayıcısı Güney Kore'nin Rotem firmasıdır. "Altay" olarak adlandırılan tankın tasarım, geliştirme, prototip imalatı, test ve sertifikasyon aşamalarının tamamlanması için 500 milyon dolar mali kaynak ayrılmıştır.

 

7 – Akya Milli Torpido: Türk Deniz Kuvvetleri Araştırma Merkezi Komutanlığı (ARMERKOM) sorumluğunda Güney Kore desteğiyle AKYA adı verilen 553 mm standart çaplı yeni tip ağır torpido üretilmiştir.
Projede torpidonun harp başlığı hususunda ROKETSAN, TÜBİTAK ise sonar bölümlerinde sorumluluk almıştır.

 

8 – Milgem Milli Gemi: "Milli" ve "Gemi" kelimelerinin kısaltılmasından türetilen Milgem projesiyle milli imkânlarla modern muharip gemi üretilmesi amaçlandı.

Geminin tamamen özgün ön dizaynı 2004 yılında tamamlanmış ve geminin ilk kaynağı 26 Temmuz 2005 tarihinde İstanbul Tersanesi Komutanlığında atılarak geminin inşa sürecine geçilmiştir.

 

27 Eylül 2008'de Preveze Deniz Muharebesinin 470.nci yıldönümü ve Deniz Kuvvetleri Gününde ilk yerli gemimiz olan Heybeliada (F-511) denize indirilmişti.

02 Kasım 2010 tarihinden itibaren deniz seyirlerine başlanarak performans kontrolleri yapılmıştı.
Mlgem projesinin ikinci gemisi olan Büyükada (F-512)'nın tekne inşası da İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda devam etmektedir.
99 metre boyundaki geminin, azami genişliği ise 14.40 metreyi buluyor.

 

9 – Anka İnsansız Hava Aracı: Adını efsanevi masal kuşu Zümrüd-ü Anka kuşundan alan insansız hava aracı Türk havacılık şirleti TAI (Turkish Aerospace Industries) tarafından üretilmişti.

 

Test uçuşundan da başarıyla çıkan Anka, 17,3 metre kanat açıklığı, 8 metre boy ve bin 600 kilo kalkış ağırlığıyla kendi sınıfının en üst kapasiteli uçakları arasında yer alıyor.

Anka, 155 beygirlik dizel motor ile 24 saat havada kalacak ve benzerlerinden daha fazla yük taşıyacak. Gündüz ve gece keşif, gözetleme ve hedef tespiti yeteneklerinin en gelişmişlerine sahip uçak otomatik olarak inip kalkabilecektir.

7 bine yakın parçadan oluşan ve büyük oranda karbon kompozit malzemeden imal edilen uçağın gövde ve kanatları ile radar görünürlüğünün düşük olmasına özen gösterilmiştir.

Anka’nın 23 bin feet irtifaya çıkıp 18 saat havada kalması hedefleniyor.

 

10 – Atmaca Milli Gemisavar: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın ihtiyacı için geliştirilen gemisavar füze sisteminin ismi Atmaca olarak belirlenmiştir. 80 milyon euro değerindeki sözleşmenin imzalanması ile prototip geliştirme çalışmalarına başlanmıştır.
Roketsan ana yükleniciliğinde sürdürülen projede füzelerde kullanılacak RF arayıcı başlık Aselsan sorumluluğunda geliştiriliyor.

 

11 – Arma Zırhlı Muharebe Aracı: Otokar'ın ürettiği Arma 8x8 isimli zırhlı muharebe aracı karanlıkta, siste, dumanda hiçbir ışık yakmadan termal kamera ile yolu ve etrafı görme ve ilerleme imkanı sağlayacaktır.
Aracın Amfibi kit sayesinde hiçbir ön hazırlık yapmadan suda yüzebilmesi ve suda saatte 8 kilometre hız yapabilecektir.
Sürücü ve komutan dahil 12 personel ve 24 ton azami yük taşıyabilen araç, 450 beygir gücünde motora ve 7 ileri 1 geri vitese sahip bulunuyor. Araç, 1 depo yakıtla 750 kilometre yol alabilecektir.

 

12 – BMC Kirpi: BMC tarafından Kirpi ismiyle üretilen mayına karşı korumalı 2,5, 5 ve 10 tonluk taktik tekerlekli araçlar yüzde 70'i yerli imkânlarla üretildi.

Zırhlı araçlar bir depo benzinle 800 kilometre yol katederken lastikleri patlasa bile tekrar şişerek 40 kilometre gidebiliyor.
Kirpi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine katılmasıyla birlikte terör örgütünün mayınlı saldırılarından güvenlik güçleri kurtarılmıştır. PKK'nın kabusu olan araçlar, askerlerin güvenli bir şekilde sevk edilmesine imkan sağladı.

 

13 – Cobra – Zırhlı Tekerlekli Araç: Otokar Cobra, Otokar'ın araştırma ve geliştirme ekibi tarafından silahlı kuvvetlerin zırhlı tekerlekli araç (ACV) ihtiyacı doğrultusunda geliştirilmiştir.
9 personel taşıma kapasiteli lastik tekerlekli 4x4 Cobra Zırhlı Aracı değişik tiplerde üretilmektedir. Aracın aynı zamanda amfibik versiyonu da bulunmaktadır.

 

14 – Göktürk Milli Keşif Uydusu: Göktürk keşif ve gözetleme uydusu, özellikle Avrupa, Kafkaslar ve Ortadoğu'da askeri istihbarat amaçlı yüksek çözünürlüklü görüntü alınmasını sağlayacaktır.

 

Uydu, Türkiye'nin terörle mücadelede elini güçlendirecektir.
Uydu için 2009 yılında İtalyan Telespazio şirketiyle sözleşme imzalanmıştır.
İtalyan şirket, Fransız savunma şirketi Thales'le birlikte projeyi yürütüyor.

 

Projenin Türk ortakları ise Aselsan, TÜBİTAK, Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü.

 

15 – Gözcü Mini İnsansız Hava Aracı: Gözcü Mini İHA, Türkiye'nin Baykar Makine Sanayii ve Kale KALIP firması tarafından üretilen insansız hava aracıdır.

Mini İHA, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından hava keşif ve haber alma görevlerinde kullanılması için tasarlanmıştır.
Şu an TSK tarafından sahada kullanılmaktadır.

Elle fırlatılarak uçurulan Gözcü, saatte 55 kilometre hıza ulaşabiliyor.

 

16 – Hürkuş Eğitim Uçağı: TAI tarafından tasarımı yapılan yerli uçağımız Hürkuş, orta-seviye eğitim için hava kuvvetlerinde kullanılacaktır..
Yurtdışına da satılması hedeflenen ve isminin ünlü havacımız Vecihi Hürkuş'tan alan uçak, gece ve gündüz görev yapabilme kabiliyeti ile öğretmen ve öğrenci pilotun arka arkaya oturduğu, tek turboprop motorlu bir konfigürasyona sahip olacaktır.

 

17 – İda ( İnsansız Deniz Aracı): Global Teknik A.Ş. mühendisleri, TÜBİTAK'ın da desteğiyle yaklaşık 3 milyon dolara 30 knot hız yapabilen, uydu vasıtasıyla dünyanın her tarafından sevk ve idare edilebilecek, üzerine radar, sonar, su altı kamerası, robot kolları, hafif makineli tüfek sistemleri gibi cihazların monte edilebileceği insansız deniz aracı (İDA) ortaya çıkardılar.
4 metre uzunluğundaki İDA, Dünyada ABD ve İsrail'in öne çıktığı alanda Türkiye'nin iddialı bir şekilde yer almasına imkan sağlayacaktır.

 

18 – Kasırga Tr -300 Füze: WS-1 roket sistemi Üzerine şekillenen 302mm çapındaki Kasırga roketi; fren halkası takılı olarak 80km, fren halkası takılı olmadan 100km menzile ulaşabilmektedir.

 

19 – MPT. 3 ayrı ekipte 40 uzmanın 2 yıllık çalışması sonucunda, TSK'nin istediği özellikleri taşıyan, yurtdışında da pazar bulabilecek modern bir tüfek üretilmiştir.

Modern Piyade Tüfeği'nde de M-16 mekanizmasından türetilerek özgünleştirilen bir sistem kullanılıyor.
4.3 kilogram ağırlığında, mermi çapı 7.62 mm, boyu 88 cm, şarjörü 20 mermi kapasiteli MPT'nin etkili atış menzili 400 metreyi buluyor.

 

20 – Pars Zırhlı Muharebe Aracı: Pars 8x8 ismi verilen yeni nesil tekerlekli zırhlı aracın Pars 6x6 modeli de üretilmiştir.
Aracın motoru ön yerine ortaya yerleştirilerek yük dağılımı konusunda büyük avantaj sağlanmıştır.
Ön ve arkasında kameraların yer aldığı aracın görüş açısı benzer araçlara göre oldukça geniş tutulmuştur.

 

21- Tübitak Akıllı Bomba: Uçaktan atılan bombalara güdüm yeteneği kazandıran (HGK) geliştirilerek 2000 lb Mk-84 genel maksat bombalarını akıllı bombalara dönüştürüyor.İşte yeni projeler bunlar…

Atalarımız geçmişte buluşlarıyla, icat ve keşifleriyle lider ülke olmuştu.

 

Füzeciliğin atası Lagari Hasan Çelebi adında bir Müslüman Türk’tür.
Dünyada ilk defa uçan, Hezarfen Ahmet Çelebi adında bir Müslüman Türk bilginidir.
Uçma tasarısını ilk defa gerçekleştiren Ahmet Çelebi aynı zamanda dünya planörcülüğünün de ilk öncüsüdür.
Füzeyle ilk uçan Türk lakabını alan Lagari Hasan Çelebi, 1633 yılında 50 okkalık barut macunu ile dolu yedi kollu bir fişeğe binerek ateşletmiş ve füzenin barutu bitince, füzeye yerleştirdiği kanatları açarak denize inmiştir.

 

Yine Hezarfen Ahmet Çelebi de 1636 yılında Galata Kulesi’ne çıkmış ve kendini rüzgara bırakarak lodosun da yardımıyla İstanbul Boğazından geçmiş ve Üsküdar'daki Doğancılara inmiştir.

 

Vücuduna taktığı kanatlarla bu uçuşu başaran Hezarfen Ahmet Çelebi’nin bu başarısı adının havacılık tarihine altın harflerle yazılmasını sağlamıştır.

Rüzgarın esme şeklini dikkate alması nedeniyle de onun yaptığı bu uçuş denemesinin aynı zamanda planörcülere de örnek olduğu söylenebilir.

Rusya ve Amerika'nın adı bile yokken, atalarımızın yaptığı bu denemeler devam etseydi, şu anda belki de uzayda Türk yapımı araçlar yarışacaktı.

Bir el,karanlık bir el üzerimizden atıldığı anda, belki de bu yarışta biz de var olacağız.
Önemli olan üzerimize kabus gibi çöken bu karanlık eli teşhis etmek ve yüce Türk milletini layık olduğu hedeflere ulaştırmaktır.

Hoşça kalınız.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Anamur Haber
© Copyright 2017 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi