Seçime Doğru…


Bu makale 2018-04-25 14:43:20 eklenmiş ve 732 kez görüntülenmiştir.
HÜSEYİN ŞİNASİ

Bir ay öncesinden Nisan ayının hareketli geçeceği konuşuluyor, yazılıp çiziliyordu.

 

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 16 Nisan 2018 Salı günü, meclis grup toplantında dile getirdiği 26 Ağustosta erken seçim çağrısı ile ortalık fena karıştı.

 

Ertesi gün (17 Nisan 2018 Çarşamba günü) Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Lideri Bahçeli arasında kısa bir görüşme gerçekleşti. Bu görüşmeden hemen sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin yetkili kurulları ile çok acil bir toplantı yaparak, içeride ve dışarıda meydana gelen gelişmelerin bir gereği olarak 24 Haziran 2018 Pazar günü erken seçim yapılması kararı aldıklarını açıkladı.  Böylece 3 Kasım 2019’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri 18 ay öne alınmış oluyor.

 

Ak Parti ve MHP tarafından TBMM’sine Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin 24 Haziran 2018 tarihinde yapılmasını içeren bir tasarı sunuldu. TBMM tasarıyı görüşerek kabul etti. Bu gelişme ve açıklamalardan önce Ak Parti ile MHP’nin seçimlere Cumhur İttifakı adıyla birlikte girecekleri ilan edilmiş, BBP’nin de bu birlikteliğe destek vereceği açıklanmıştı. Bu durum diğer partilerin de benzer birliktelikler ve ittifaklar yapmasının önünü açıyor. CHP ile İyi Partinin, SP, DP, İyi Parti ve CHP, HDP, SP, İyi Parti ittifakları konuşuluyor. Ortada net bir şey yok.

 

24 Haziranda yapılacak seçimler ile 5 yıl görev yapmak üzere Cumhurbaşkanı ve 600 milletvekili seçilecek. Geçen yıl 16 Nisanda yapılan referandumda kabul edilen değişikliklere göre Cumhurbaşkanının yetki ve sorumlulukları genişlerken, meclisin ve milletvekillerinin gücü azalıyor. Başbakanlık ortadan kalkıyor, bakanlar meclis dışından atanıyor. Meclis kanun yapma yetkisine sahip. Böyle bir durumda, Cumhurbaşkanı ile Meclis çoğunluğunun aynı partiden veya aynı bloktan olmasının önemi ortaya çıkıyor.

 

Devlet gücünü temsil eden üç organ vardır. Bunlar yasama, yürütme ve yargılamadır. Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren kuvvetler ayrılığı prensibine göre yönetilmiş iken geçen yıl yapılan halk oylamasından sonra kuvvetler birliği anlayışına geçilmiş bulunuyor. Yeni yönetim anlayışında yasama, yürütme ve yargının daha çabuk karar alınabilmesi adına Cumhurbaşkanına bağlanması söz konusudur. Kabul edilen Anayasa değişikliğine göre yeni yönetim sisteminin adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir.” Ancak buna “başkanlık sistemi” demek daha doğru olur.

 

Devlet yönetimleri arasında Başkanlık sistemi denilince aklımıza hep ABD gelir. Çok sayıda eyaletin birleşmesinden ortaya çıkan ABD’de yasama görevini temsilciler meclisi ve senato yerine getirir. ABD anayasasına göre devlet başkanları 4 yıldan olmak üzere iki defa seçilebiliyorlar. ABD başkanları alacakları önemli kararları ve atamaları Temsilciler Meclisinde ve Senato’da onaylatmak zorundalar.

 

Bir başka husus daha, ABD’de başkanlar iki dönem Demokratlardan, sonraki iki dönem Cumhuriyetçilerden oluyor. Örneğin iki dönem görev yapan Bush’tan sonra, iki dönem Demokratlardan Obama seçilmiş,  son olarak 2017 seçimlerinde Cumhuriyetçi Partinin adayı Trump seçilmiştir.

 

Batılı ülkelerde yönetim sistemi yerleştiği ve yeni gelenlerin sistemi değiştirmek gibi bir düşüncesi olmadığından kimin, hangi partinin iktidar olduğunun önemi yoktur. Asıl önemli olan şey bir işin nasıl yapılacağında gizlidir.

 

Bu nedenle o ülkelerde seçimler vatandaşlar tarafından o kadar önemsenmez. Çoğu zaman seçimlerden vatandaşların haberi bile olmaz. Katılım düşük olur. Vatandaş şunu iyi bilir. A da gelse, B de gelse aynı yasaları uygulayacak, kullandığı yöntemler aynı olacaktır.

 

Fakat çoğu geri kalmış ülkelerde demokratik yönetim sistemi henüz tam olarak yerleşmediğinden sistemi değiştirme düşüncesi öne çıkar. Bu ülkelerde seçim kampanyalarına ve oy kullanmaya ilgi çok yüksektir. Yine bu gibi ülkelerde, iş başına gelen yönetimler; ister demokratik yöntemlerle, ister silah zoruyla veya baskıyla ele geçirdikleri gücü, bulundukları makamları, koltukları başkasına bırakmak istemezler. Bunun için her yolu denerler. Hata bazıları seçimleri bir savaş olarak görüp, hileyi doğru bulurlar.

 

Şimdilik bizden bu kadar.

 

İyisi ile kötüsüyle, doğrusu yanlışı ile karar sizin.

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Halk DEĞİL TEK ADAM (DİKTATÖR)
Zaloğlu Vatan 2018-04-26 13:48:53
Cumhuru (halkı) gitmiş başkanı kalmış GÜDÜK SİSTEM.ESKİDEN KLASİK KELİMESİ VARDI.ZAMAN DEĞİŞTİ KLAS KELİMESİ ZAMANLA ANLAMI ,KENDİSİ BOZULDU,KLAS’I GİTMİŞ GERİYE SİK ‘İ ‘KALMIŞ!!GERÇEK BUDUR.”ETLİYE SÜTLÜYE DOKUNAMAYAN ORTADA İYOT GİBİ KALIR “DEYİMİ DE GÜZELDİR.
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Manşet yanı
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Blok 1
Arşiv Arama
- -
Blok 2
Anket
Blok 3.Reklam Alanı
Anamur Haber
© Copyright 2018 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi