bayan escort

ankara escort

Bir başarı öyküsü…


Bu makale 2019-09-22 10:58:34 eklenmiş ve 327 kez görüntülenmiştir.
HÜSEYİN ŞİNASİ

 

 

                           

 

Yeni öğretim yılı başladı. Okullar, sınıflar, öğretmenler öğrencilerine kavuşmaktan memnun ve mutlular. Bir ülke eğitim ve öğretimde ne kadar ileri ve gelişmiş ise diğer alanlarda da aynı şekilde gelişmiştir. Yine bir ülke eğitim açısından ne kadar geri ise diğer alanlarda da geridir.

Ülkemiz dünya üzerindeki coğrafi konumu, sahip olduğu, ekonomik, sosyal ve kültürel zenginlikleri ile dost düşman herkesin ilgi alanına girer. Ülkemizin her bakımdan gelişmesi, dostlarımızı sevindirirken, düşmanlarımızı üzer. Bu açıdan ülkemizin gelişmesi, milletimizin refah düzeyinin artması için eğitim ve öğretim faaliyetlerini çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkmamız gerekiyor.

Eğitimde, bilim ve teknolojide hangi ülke ve toplum, bizden ileride ise, gelişmiş ise gidip öğrenmek, tecrübe ve bilgi biriminden yararlanmak, mensubu olduğumuz İslam dinin bir gereğidir. Peygamberimiz bir hadisinde “İlim Çin’de bile alsa gidip alınız” şeklinde ifade etmişlerdir. Bugün birçok Avrupa ülkesi, Japonya, Güney Kore, ABD ve Kanada gibi ülkelerden pek çok alanda gerilerdeyiz. Elbette her bakımdan bizlerden çok kötü durumda olan ülkeler de var. Ama bizim yerimiz geri kalmış veya gelişmekte olan ülkeler değil, gelişmiş ülkeler arasında olmaktır. Eğitimin, bilimin, tekniğin peşinde koşmamız, yorulmamız, uykusuz kalmamız gerekiyor.  

Geçen hafta yayımlanan yazımızda, eğitim ve öğretimde öğrenci-öğretmen-çevre faktörlerinin uyumlu olmasının önemini ifade etmiştik. Bu konuda sosyal medyada rastladığımız bir başarı öyküsünü aktaralım.

Yine yeni bir öğretim yılı başlamak üzeredir. Okul müdürü, okulunu ve öğrencilerini nasıl daha başarılı yapabilirim diye düşünüp durmaktadır. Okuluna başka bir şehirden tayinle yeni gelmiş, dosyasına göre pek de başarılı olmayan bir öğretmeni odasına çağırıp, onunla konuşmaya karar verir. Henüz öğretim yılı başlamadığı için öğretmenler evlerinde veya tatil yörelerindedir. Müdür, okula yeni gelen öğretmene telefon açar, okula davet eder, buluşurlar. Bir süre oradan buradan konuşurlar. Sonra sözü eğitim ve öğretime, okula, sınıflara, öğrencilere ve sınavlara getirirler. Öğrencilerin sınavlarda yüksek puanlar alması, iyi okulları kazanmaları için ne yapması gerektiği üzerinde dururlar. Konuşmanın sonuna doğru Müdür, öğretmenim, sizi tanımaktan memnun oldum. Çocukların başarısı için bize sizin gibi öğretmenler lazım. Bu konuda size güvenebilir miyim? Öğretmen elbette Müdür Bey, elimden gelenin fazlasını yapacağımdan emin olabilirsiniz. Müdür, öğretmenim okulumuzun ve çocukların başarısı için, son sınıfımızın öğretmenliğini kabul etmeni istiyorum, der. Öğretmen heyecanla bu öneriyi kabul eder. Müdür ve öğretmen görüşmeden memnun ayrılırlar.

Ama müdür de öğretmeninde hala kafası karışıktır. Müdür öğretmenin bu teklifi kabul etmesine rağmen başarıp başaramayacağını bilememekte, öğretmen de bu ağır yükün altından hakkıyla kalkıp kalkamayacağına inancı zayıftır. Ama öğretmen görüşmeden sonra, öğrencilere nasıl faydalı olacağı, nasıl iyi bir eğitim vereceği, çocukların sınavlarda nasıl üstün başarılar yakalayacağı konusunda gecesini gündüzüne katar. Kitaplar okur, internette araştırmalar yapar, bilgisini görgüsünü geliştirir. Okul müdürü de, yeni gelen öğretmenin çok başarılı bir öğretmen olduğunu herkese sürekli anlatır.

Okulların açılmasıyla birlikte öğrenci velileri ile toplantılar yapılır. Müdür öğrenci velilerine öğretmenin ne kadar başarılı olduğunu, çocukların başarısı için her anne babanın da çaba göstermesi gerektiğini anlatır. Öğretmenin hal ve hareketleri toplantıya katılan anne ve babaların hoşuna gitmiştir. Öğrenci velileri toplantıdan sonra sağda solda, öğretmeni öve öve bitiremezler. Çocuklarına öğretmeni bire beş katarak anlatırlar. Öğretmen bir anda kentin dilinde efsane haline gelmiştir.

Yeni öğretim yılı başlamış, öğretmen ve öğrencileri buluşmuş, dersler işlenmeye başlamıştır. Daha ilk dersten itibaren aralarında sevgi ve saygıya dayalı çok sıcak bir etkileşme yaşanır. Öğretmen çocukları her sabah sınıfın önünde karşılamakta, şakalaşmaktadır. Öğretmen, öğrencileri, öğrenciler de öğretmenlerini çok sevmişlerdir. Bu durum öğrencilerin anne ve babalarına da yansır. Öğretmenin kullandığı öğrenme ve öğretme yöntemleri dilden dile dolaşır. Sene içinde, sene sonunda yapılan sınavlarda öğrenciler harika sonuçlar alır.

Sene sonu gelmiş, öğrenciler mezun olmuş, her biri yüksek puanlar alarak istedikleri okulları kazanmışlardır..      Öğretmen memnun, anne ve babalar memnun, okul idaresi ve müdür de memnundur.

Eğitimde karşılıklı sevgi, saygıya dayalı güven ve sistemli çalışma başarının anahtarıdır. Elinizde anahtarınız varsa, kapıları zorlamadan açarsınız.     

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

        

 

 

 

 

 

 

 


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anamur Haber , Son Dakika Anamur Haberleri
© Copyright 2019 Anamur Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
buy Instagram followers
iddaa tahminleri banko tahmin tipobet365 escort ankara