Ana Sayfa  
  MEMDUH ÖZDEMİR'den TEŞEKKÜR  
  Anamur İş Rehberi  
  Anamur Belediyesi Meclis Kararları  
  Yazar görüşlerinden sitemiz sorumlu değildir  
  Linkler  
  İletişim Bilgileri  
  Anamur Emlak  
  Anamur Plastik  

 
  Anket  

  ANAMUR'DA HAVA  
ANAMUR
ANAMUR
 

 
  ZİYARETÇİ BİLGİLERİ  
» Aktif Ziyaretçi 10
» Bugün Gelen 323
» Toplam Ziyaretçi 2229722
SAYIN ZİYARETÇİMİZ
» IP'niz | 38.107.191.100
» Bu sitemizi ziyaretiniz
Untitled Document
  Gecenin Yolcusu  
  Barış Aydın - gecenin-yolcusu@msn.com  
  26.07.2010 tarihinde yazdı. (Son Düzenleme: 26.07.2010)  
     
  " Neyi ne kadar biliyorsunuz ki!.."  
     
 

Bazen öyle olaylar yaşar ya da duyarız da, yüreğimiz burkulur. Oturur neden böyle oluyor diye düşünmeye başlarız. Bende böyle bir şeyi oturdum düşünmeye başladım.

Nasıl daha fazla kazanırım, nasıl bir ev alır ardından araba, sonra yatırımlık arsa… diye düşünmekte vardı. Ama öncelikle zihnimi bulandıran içimi huzursuz eden meseleleri sormaya ve belki birlikte cevap bulmayı istedim. Çayımdan bir yudum aldım, kalemime sarıldım. Bunu düşünmeliyim ve kim ne buyurursa buyursun yazmalıyım.

Şimdi kısa bir zaman dilimi içinde düşünelim ve birlikte cevap arayalım. Biz, mükemmel yaradılışıyla övünen insancıklar, bazı arkadaşlar… Herhangi bir konuda, herhangi bir aktivitede neden sadece kendini yetenekli, yetkili ve etkili zannederler? Yaratıcı hâşâ peygamber gönderir gibi o konuda sadece kendisinin seçildiğini düşünür ve çevresine de böyle kabul ettirmeye çabalar?

Bazı aktivitelerde yetenek birinci sıradadır. Bunu inkâr etmeyi kimse beklemesin. Müzikte, resimde sporda grup çalışmalarında yetenekli olanlar hemen kendini belli eder. Hatta alçak gönüllülükten kendisini gizlese, sivrilmemeye çalışsa da onun farkını hemen anlarsınız. Demem o ki: yetenek doğuştan gelir kişi bunun farkındaysa başarıda hakkıdır.

Dönelim meselemize kimse doğuştan müzisyen olarak doğmamıştır. Doğan bebeklere bakın hangisinin ayağında kaleye yollanmak üzere top vardır. Sırt üstü yatmış zavallı bir varlık ağlamaktan başka ne bilebilir ki? Zaman ilerledikçe emeklemesini, yürümesini ve koşmasını öğrenir. Daha sonrada kendi farklılıklarını ortaya koyar.

Bu gelişim evresini şöyle değerlendirmeye alalım. Daha yürümesini beceremeyen çocuğa sen ilerde koşamazsın demek ne kadar abesse, bir işi yapmaya çalışan birine sen bu işi iyi yapamıyorsun vazgeç demekte o kadar abes değil mi?

Herkes gücü ve yeteneği miktarında bir işi yapmaya çalışır. O işi başarmak için uğraşan, yılmadan aşkla çalışan birine “herkes bu işi yapamaz sen yaparsan da mutlaka eksik yaparsın”. Nasıl dersiniz? Neye göre dersiniz? Tek geçerli ölçü siz misiniz? Ona yardımcı olmak varken, bildiklerinizi aktarmak varken. Eğer gerçekten doğru biliyorsanız tabi.

İnanın sorun o değil. Sorun kıskançlık. Kendisine rakip olacak birini istememek. Yazık değer mi? Kendi basiretsizliğini bilmemek ve kendi tembelliğinden korkmak. Kendinden başkasını tanımamakla gerçekle yüzleşmemek.

Ooo ne güzel. Bir işin başına yarım yamalak sizi getirsinler, sizde başka birinin yerinize geçeceği korkusuyla yaşayın. Başka birini de beğenmeyin, takdir etmeyin. Hayatınız boyunca takıntılarınızla yaşayın. O işte tek mükemmel sizsiniz ya ne gerek var başkasının hakkını vermeye. Başkalarını kıskanabilirsiniz çok doğal. Ama size başarma azmi veriyorsa kıskanın. Örnek alarak kıskanıyorsanız ne mutlu size. Eğer kuru kuru kıskançlık, çekememezlikse bu; bu da sizi haddinizi bilmezliğe itiyorsa işiniz gerçekten zor.

Maalesef bizim toplumumuzda böyle. Arabanın direksiyonuna elimiz değdi mi, en usta şoför bizizdir. Yetmezmiş gibi haddimizi bilmeyerek birde akıl vermeye kalkar, rencide ederiz muhatabımızı. Sorunda burada ortaya çıkıyor işte. Kendimiz tam bilmeden başkalarının da bilmediğini iddia ederiz. Ben yaptım oldu hem de doğru oldu mantığı sizde yer etmiş. Malumunuz bilgisi olmadan fikri olan cahillerimiz vitrinlerde ilk sırada. Yeteneği ile bir yere gelmeye çalışanlar da fesatlar tarafından önüne taş koyulmakta.

Herkes aynı işi yapacak değil korkmayın. Başkaları da denesin yetenekleri varsa, aşkla çalışırlarsa, başarılı olurlar sizde engel olamazsınız. Çalışmazlarsa zaten kaybolup gideceklerdir. Başka işleri deneyeceklerdir. Bu yüzden kimsenin isteğini, onurunu başlatan kırmaya gerek yok. Çamur atmaya gerek yok. Bırakın insanlar kendisini sınasın. Olaylar karşısında düşüncelerini söylesinler, doğru ya da yanlış susturmaya çalışmanıza ne gerek var.

Zaten üretmekten, düşünmekten; düşündüğünü ifade etmekten yoksun bir toplumuz. Herkes gücü miktarın da çalışmalarına başlasın, çalışmaya başlayanlarda devam etsin. Biz siz destek olmasını becerelim yeter.

Yüreğinizi ferah tutun. Kompleksli olmayın. Kimse size bu işi bende yapıyorum hem de sizden daha güzel yapıyorum demez. Dese de hata yapar. Buna karar verecek başkalarıdır. Değerlendirme makamı başka birileridir. Kimse yeteneklerinizi, mücadelenizi inkâr etmez. Kendinizi dev karşınızdakini cüce görmeye son verin, son verin bu saçmalığa. Herkesin emeğine bağlı olarak yemeği ayrıdır.

Takıntılarınızdan kurtulun, kurtulamıyorsanız gidin tedavi olun. Bir ömür tedirgin olmaya ne gerek var. Hayatsa buna gerçekten değmez. Çevrenizdekileri küçük görerek nereye varmayı düşünüyorsunuz. Oysa kendi çevrenizde dönüyorsunuz.

Yüreğiniz ferah tutun, takıntılarınızdan kurtulun.

            Sevgiyle ve umutla kalın.

Barış Aydın (Gecenin Yolcusu)

İletişim için: gecenin-yolcusu@msn.com

 
  Bu yazı 144 kez görüntülendi

 
  Yazarın Tüm Yazıları  
  » Huzurun abidesine son davet.. [13.08.2010] 125 kez görüntülendi.  
  » Referandum Şovu devam ediyor!!! [05.08.2010] 213 kez görüntülendi.  
  » Neyi ne kadar biliyorsunuz ki!.. [26.07.2010] 143 kez görüntülendi.  
  » Bu yaz daha da sıcak olacak.. [12.07.2010] 175 kez görüntülendi.  
  » Telefondaki ses nasıl der? [01.07.2010] 194 kez görüntülendi.  



  DOÇ. DR. MEHMET SEYFETTIN EROL
Referandum Terörü..
İletişim ve Yorumlarınız için: msn.yorum@gmail.com
 
  SERHAT DEMIRIZ
Referandum’un sonucunu “Bitaraflar “ belirleyecek!
Serhat DEMİRİZ serhatdemiriz@gmail.com
 
  MUZCU
Neden ''HAYIR''?
Bünyamin KOZAK bkozak@muz.gen.tr
 
  İBRAHIM POLAT
Türkiye Partisi’nin Anamur’da İftar Yemeği..
İbrahim POLAT kaan_onur126@hotmail.com
 
  EROL AVSAR
CHP İlçe Başkanı Gölgeli’ye benden Tam Puan..
Erol AVŞAR erolavsar@hotmail.com
 
  HÜSEYIN ŞINASI
Gazipaşa Havaalanı kaderine terk edilmemeli..
Hüseyin ŞİNASİ huseyinsinasi@gmail.com
 
  AHMET DOĞAN
Anamur’dan 2010 Eylül Ayı izlenimleri..
Ahmet DOĞAN - anamurahmet@gmail.com
 
  SELAHIDDIN AKKUŞ
Mersin’in kaderi 48 saatte değişebilir mi? -2-
Selahiddin AKKUŞ selahiddinakkus@hotmail.com
 
  VİRANYALI
Bayat ekmeklerimizi nasıl değerlendirelim?
M. Engin VİRANYALI enginviranyali@mynet.com
 
  SELÇUK MARUFLU
Pakistan’da sel felaketi..
Selçuk MARUFLU 19. Dönem İstanbul Milletvekili
 
  ALI ZIYA ÇAMUR
Köşeli bucaklı düşünmek
Ali Ziya ÇAMUR azcamur@gmail.com
 
  OSMAN MERT
Gerçek gibi hikayeler..
Osman MERT - osmanmert1960@hotmail.com
 
  ZELİHA AKKUŞ
Biz çığlık atarsak sonuç alırız…
Zeliha AKKUŞ - mersin33gazetesi@gmail.com
 
  HAMDI MERT
Ulusal Hafızamız:Milli Kütüphane (1)
Hamdi MERT hamdimert@hotmail.com
 
  ÖNDER DEMIR
Enerji mi, Çevre mi?
Önder DEMİR
 
  GECENIN YOLCUSU
Huzurun abidesine son davet..
Barış Aydın - gecenin-yolcusu@msn.com
 
  ARA SIRA
Başarının sırları ve Başkan Tollu
Nuri YAĞMUR nuriyagmur33@gmail.com
 
  ŞAPKALI ADAM
O karanlıklar unutulur mu?
Nihat ERKAN nihaterkan37@gmail.com
 
  KULİS NOTLARI..
Anamur’da CHP, MHP, Ak Parti gerçeği..
Vedat Çelikbaş - vcelikbas@gmail.com
 

HER HAKKI SAKLIDIR © 2006-2010- ANAMUR HABER