GÜNCEL
Giriş Tarihi : 15-10-2021 17:34   Güncelleme : 15-10-2021 17:34

Anamur Ziraat Odası Başkanı Gümüş Muzdaki Sorunlar Bakan Pakdemirli’ye iletti

Anamur Ziraat Odası Başkanı Gümüş Muzdaki Sorunlar Bakan Pakdemirli’ye iletti

Anamur-Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş yazılı bir basın açıklaması yayınlayarak, Anamur Muzundaki sıkıntıları ve çözüm önerilerini Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye ilettiklerini ifade etti.

Gümüş yazılı açıklamasında, “Tarım ve orman   Bakanımız sayın Dr. Bekir Pakdemirli’nin Mersin programına Anamur-Bozyazı Ziraat Odası Başkanı  Ahmet Şeref  Gümüş, Meclis Başkanımız Adem Çevik, Muz-Bir yönetim kurulu üyemiz Veli Kılıç, Anamur komisyoncular derneği başkanımız Ali Çevik ile birlikte katıldık. Anamur muzunda çiftçilerimizin  yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerimizi üreticilerimiz adına sözlü ve rapor halinde sunduk. Umarız önerilerimiz Bakanlığımız tarafından dikkate alınır.”dedi.

Ziraat Odası Başkanı ve Yöneticilerinin Bkan Pakdemirli’ye Sunduğu Sorunlar ve Çözüm Önerileri şöyle;

Sayın; Bekir PAKDEMİRLİ

Tarım ve Orman Bakanı

 

 

          Sayın Bakanım;

 

          İlçemiz ve Ülkemiz tarımında yaşanan en önemli sorunları ve çözüm önerilerimizi maddeler halinde tensiplerinize sunmaya çalıştık. Takdirleriniz ve olurlarınız neticesinde verecek olduğunuz talimatlar ve yapacak olduğunuz çalışmalar ile bu sorunların çözüleceğine olan inancımız tamdır.

 

          1 – GİRDİ MALİYETLERİ

 

          Tarımda kullanılan Gübre ve ilaç maliyetlerinin, beden gücü ve yürek koyarak üretim merkezli geçimini sağlayan üreticilerimize, sen tarımı bırak başka bir işe bak derecesinde her yıl ciddi oranda artmasıdır.

Döviz arttığında fiyatların da doğal olarak artması normal bi olay gibi görünse de aklımız ve hafızamızın almadığı konu  aynı olay döviz düştüğünde fiyatların yine artmasıdır.  2019 - 2020 yılında 1.050.00TL olan AMONYUMSÜLFAT 2021 yılında 3.450,00 TL ye,  2019 - 2020 yılında 2.100,00 TL olan 18 – 46 DAP  gübresi 2021 yılında 6.850,00 TL ye,  2019 - 2020 de  2.000,00 TL olan 15 - 15  - 15 ‘’dengeli’’ taban gübresi 2021 yılında 4.600,00 TL ye,  2019 - 2020 yılında 3.450,00TL olan Potasyum Sülfat 2021 yılında 5.400,00 TL ye, 2019 – 2020 Yılında 3,50 TL olan demir 2021 yılında 8,00TL’ye, 2019 – 2020 yılında 15,00TL olan naylon da  2021 yılında 35,00TL’ ye yükselmiştir.

 

         

          2 – İTHALATIN DURDURULMASI

 

          Ülkemizde üretilen muz, 2000 yıllardan önce tüketimin anca %15 ile % 20’ sini üretirken, Devletimizin uygulamış olduğu Muz politikaları çerçevesinde ithal muz’ a konan vergilerden ve yerli muz üretiminin desteklenmesinden dolayı 2020 yılında ülkemiz tüketiminin % 95’ ini karşılar duruma gelmiştir. 2021 yılı da gösteriyor ki yerli muz üretimi ülkemiz tüketiminin % 100’ ünü karşıladığı gibi üretim fazlası da olduğu kanaatindeyiz. Yerli Muz’ u ihraç edemeyeceğimize göre üretim fazlasından ve girdi maliyetlerinden kaynaklanan artışlardan dolayı üreticilerimiz üretim maliyetinin altında Muz satmaya başlayacaktır. Bu nedenle üretim durma noktasına gelebilir ve üreticilerimizi çok ama çok zor ve sıkıntılı bir süreç bekleyebilir. Bunun için acilen ithalatın durdurulması gerektiğine inanmaktayız. 

         

          3 -  HAVZA ÇALIŞMASI

 

          Üreticilerin üretiminin desteklendiği gibi uzun vadede oluşacak piyasa dengesi ve özellikle de arz talep dengesi korunmalıdır.

Bundan önce şaraplık üzümde, yakın tarihte Nar bitkisinin başına gelenler 1-2 yıl içinde de muz bitkisinin başına gelecektir. Şöyle ki; 3-5 yıl kar eden bir ürüne hemen tüm üreticilerden yetiştirme isteği olduğu görülmektedir. Önceleri nar ve şaraplık üzümde meydana gelen ve sınırsızca yapılan ekimler ve yatırımlar; arz miktarının ciddi derecede yükselmesi ile talep ve fiyat düşüşü meydana getirmiştir. Ne yazık ki şimdi de muz üretimi çok vahşice yapılmaya başlanmıştır. Devlet acilen havza modelini uygulamaya koymalıdır.

          Şöyle ki; muz üretimi yapılacak alanlar belirlenmelidir ve bu bölgeler dışında üretime izin verilmemelidir. Bu şekilde arz kontrol altına alınmalıdır. Şu anda bir muz serasının tarla hariç sadece yapım maliyeti 180.000 - 200.000 TL civarındadır. Yıllık yaklaşık geliri de masraf ve amortismanlar çıktığı zaman 12.000-15.000 TL arasındadır. Ama kontrol alınmaz ve fiyatlar aşağıya düşmeye başlarsa birçok yeni yatırımcı çok ciddi bir borcun altında ezilecektir ve hali hazırda bu tarımı yapanlar da bu işten ciddi zarar görecektir.

          Havza modeli gerçekçi bir yaklaşım ile sektördeki paydaşlarla buluşarak acil olarak uygulamaya koyulmalıdır aksi halde küçük aile işletmeleri çok ciddi bedel ödemek zorunda kalacaktır.

 

          4 – 10 DÖNÜM VE ÜZERİ ARAZİLERE SÜBVANSİYON’LU KREDİ VERİLMEMELİ

 

          Ülkemizdeki Muz üretimi,  son 5 yıldır hibe destekleri ve sübvansiyonlu kredilerle çok ciddi derecelerde artmıştır. Ancak hibe desteklerinden Küçük aile işletmeleri istifade edememektedir. Ülkemizdeki Üretim alanları,  Küçük Aile işletmelerinin tasarrufundan çıkarak çiftçilik ile ilgisi olmayan sermaye şirketlerinin tekeline geçmiştir. Hibe destekleri ve sübvansiyonlu krediler küçük aile işletmelerine verilmek yerine Sermaye Şirketlerine verilmekte ve bu uygulama ile küçük aile işletmeleri üretim yapamaz duruma gelmektedir. Hibe destekleri ve sübvansiyonlu krediler 10 dönüm ile sınırlandırılmalı ve 10 dönüm ve üzeri arazilere hibe desteği ve sübvansiyonlu kredi verilmemelidir.

 

          5 – İRAN VE IRAK GÜMRÜK KAPILARINDAKİ DENETİMLER ARTTIRILMADIR.

 

          Mersin Limanındın Irak ve İran’ a transit geçiş ile yüklenen Muz’ lar İran ve Irak gümrük kapısından geçtikten sonra tekrar taksi ve minibüsler  ile vergisiz olarak ülkemize geriye giriyor ve daha sonra da ülkemizin her tarafına dağılıyor. Gümrük kapılarımızdan denetimsiz ve yoğun bir şekilde ülkemize geriye gelen Muz’ lar yerli muz üretimini ve yerli muz üreticisini tehdit etmektedir. Bu konu ile ilgili olarak acilen ve yoğun bir şekilde Gümrük kapılarımızdaki denetimlerimiz sıkılaştırılmalı, gerekli tedbirler alınmalı ve gümrük vergisiz muz’ ların ülkemize girişi engellenmelidir.

          6 – HAZİNE ARAZİLERİN KULLANICILARINA VERİLMESİ GEREKİR.

         

          Çiftçilerimizin yıllardır kullanımında olan hazine ve 2B arazileri vardır. Hükümet, tarım için bu arazileri satışa çıkartıyor. Kullanıcı çiftçiye ihaleye sende gir diyor. Çiftçinin elinde ve cebinde zaten hiç para yoktur ve olmamıştır. Yüksek fiyat’tan ihale açılıyor. Çiftçinin kullandığı hazine ve 2B arazileri ihale sonunda, sermaye sahiplerinin eline geçiyor. Çiftçinin tarımsal arazileri sermaye sahipleri şirketler tarafından ellerinden alınıyor. Çiftçilerimiz telafisi olmayan sosyal krize neden olan yaşam savaşı ile karşı karşıya kalıyor. Halbuki bu araziler ödenebilecek makul bir fiyatla kullanıcısı olan çiftçilerimize verilse sosyal bir projeye imza atılıp tarım desteklenmiş olacak. Bu konunun da ivedilikle çözüme kavuşması şarttır. Eğer ki bu konu da Çözüm olmaz ise, Çiftçiler adına yakın bir zamanda sosyal krize neden olan toplumsal patlamalar meydana gelecektir.

 

          7 – KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİNE VERİLEN DESTEK ARTTIRILMALIDIR.

2016 yılında dar gelirli üreticilere destek vermek  amacı ile 5 dönüme kadar dönüm başına 100,00TL Küçük Aile İşletme Desteği ödemesi verilmişti. Şu anda 2021 yılında olmamıza rağmen Küçük Ailelere verilen dönüm başı 100,00TL destek aynı şekilde devam etmektedir. Dönüm başına ve 5 dönüme kadar verilen bu destek 5 dönümden 10 dönüme çıkarılmalı ve destek miktarı da arttırılmalıdır.

 

          8 – TARIMSAL ENERJİ ABONELİKLERİNDE YAŞANAN SORUNLAR ÇÖZÜLMELİDİR.

İlçemizde ve Bölgemizde veraset intikali yapılmamış bir çok hisseli arazi bulunmaktadır. Bu arazilerde çiftçilerimizin üretim yapabilmeleri için enerjiye ihtiyacı bulunmaktadır. Ancak çiftçilerimizin bu arazilerde enerji kullanabilmesi için elektrik abonelerine ihtiyacı vardır. Çiftçilerimizin Elektrik aboneleri alabilmeleri için de söz konusu araziler üzerinde hak sahibi olan kişilerin % 51’ inden muhafakatname almaları istenmektedir. Çiftçilerimizin bu araziler üzerinde hak sahibi olan kişilerin % 51’ inden muhafakatname alması adeta imkansızdır. Bu araziler üzerinde tarımsal abone alamayan çiftçilerimiz bu nedenle bu araziler üzerinde üretim yapamamakta ve maddi zorluklar yaşamaktadırlar. Çiftçilerimizin Tarımsal Elektrik Abonesi alabilmeleri için gerekli olan düzenlemelerin bir an önce çiftçilerimiz lehine değiştirilmeli ve çiftçilerimizin yaşadığı bu mağduriyetler bir an önce ortadan kaldırılmalıdır.

 

          Yukarıda anlatmaya çalıştığımız konular üzerinde bir an önce gerekli olan çalışma ve gerekli olan düzenlemelerin yapılması, hem üreticilerimiz hem de ülkemiz için çok büyük önem arz etmektedir.

          Bilgilerinize saygılarımızla arz ederiz.

 

 

                          Ali ÇEVİK                                      Veli KILINÇ

               Anamur Komisyoncular                          Anamur Muz Üreticileri

                       Derneği Başkanı                                     Birliği Başkanlığı

 

 

                                                Ahmet Şeref GÜMÜŞ

                                             Anamur – Bozyazı Ziraat

                                                      Odası Başkanı