https://doega.com/ porn 2021 porno 2021 new porn 2021 2021 porn porno porn free porn free porno

81. YILINDA KÖY ENSTİTÜLERİ VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ


Bu makale 2021-04-19 09:55:48 eklenmiş ve 97 kez görüntülenmiştir.
Serdar ERKAN

 

17 Nisan 1940 yılında İsmail Hakkı Tonguç ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in girişimi ile TBMM’de kabul edilen  3803 sayılı yasa ile Köy Enstitüleri (KE) yasası çıkarılmıştır.

 

1923 yılında başlayan Anadolu Aydınlanması ve Rönesansı’nın (Yeniden Doğuş) en önemli uygulamalarından olan Köy Enstitüleri Osmanlı’dan beri aydınların kafa yorduğu köylünün okur yazarlığının artırılması sorununu çözdüğü gibi, köylerin ve köylünün kalkınması sorununa da çözüm getirmeyi amaçlayan tabandan başlayan bir eğitim ve öğretim bir projesiydi.

 

Savaştan bitkin ve yorgun çıkmış, 13 Milyonluk nüfusun yüzde doksanı köylerde yaşıyor ve 40.000 köyün 35.000’inde okul yoktu. Anadolu halkı, bugünlerde etkisini “yaşadığımız” Covid-19 gibi, tifüs, kolera  ve verem gibi hastalıkların pençesinde kıvranıyordu. Atatürk’ün “Milletin Efendisi” diye tanımladığı köylü, ilkel kara sapan ile üretim yapıyor, açlık ve yoklukla kıvranıyordu. Sorun sadece, yüzyıllardır padişahın tebası diye şartlandırılan köylüyü sadece eğitmek değildi. Köyün içinden maddi olarak ta kalkındırılması gerekiyordu.

 

1935’lere kadar açılan öğretmen okulları ve öğretmen yetiştirme hızıyla yüzyıllık bir sürede tüm nüfusun okuma yazma öğreneceği hesap ediliyordu. Oysa Cumhuriyetin acelesi vardı. Cumhuriyet üstyapı devrimlerinin kökleşmesi için alt yapıda devrimci uygulama ve atılımlar gerekiyordu.
 
KÖY ENSTİTÜLERİ BİR İHTİYAÇTAN DOĞDU

 

Hem köylüyü eğitecek, hem de köyü içeriden canlandıracak, köy enstitüleri fikri, Atatürk’ün önerdiği eğitmen kursları fikrinden doğdu. Eğitmen kurslarının deneme uygulamalarından olumlu sonuç alınması üzerine Atatürk’ün ölümünden sonra Tonguç’un fikri ile Hasan Ali Yücel’in bakanlığı döneminde Köy Enstitüsü fikri doğdu ve gelişti. Yasanın çıkmasıyla beraber ülkenin her yerine eşitlikçi bir yaklaşım ile 21 Köy Enstitüleri  ikinci Dünya savaşının yokluk yıllarında kuruldu. Verilen eğitimle , kültür derslerinin yansıra, köylünün ve köyün ihtiyaç duyduğu, inşaatçılık, arıcılık, marangozluk, demircilik, kız öğrencilere terzilik vb. meslek dallarını da öğretiyordu. Ayrıca Enstitülülerin arazilerinde o yöreye ait tarım ürünleri, hayvancılık, balıkçılık, halıcılık, ipekçilik vb. yöreye uygun üretim yapmasını da öğrettiler. Enstitülere girişte kızlara pozitif ayrımcılık yapıldı. Karma eğitim gerçekleştirildi. Böylelikle gündüz köylü “çocukları” bir taraftan eğitilirken, anne ve babaları geceleri ve hafta sonları okuma yazma öğreniyor, yeni üretim teknikleri ve sanatları öğreniyordu. Her öğrencinin mandolin çalması zorunluluktu. Böylelikle, bin yıl sonra Osmanlıyı  ayakta tutmuş, köylülere Cumhuriyet ulaşıyordu. Köylerimiz Tonguç’un dediği gibi içeriden ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden canlandırılmaya başlamıştı. Köy Enstitülerinin kapandığı tarihe kadar toplam 18.000 civarında öğretmen, 2500 civarında sağlık teknisyeni, binlerce eğitmen yetiştirdiler.

 

ANADOLU’DA PLATONDAN YÜZLERCE YIL SONRA ELEŞTİREL AKIL ORTAYA ÇIKIYOR

 

Köy enstitülerindeki her öğrenci yılda 25 kitap okuyordu. Yabancı klasikler, Avrupa Rönesansı’nın kaynakları, Platon, Sokrat,  Shekspare, Kant, Dante, Jan Jak Rousseu, Balzac , Tolstoy  gibi  Avrupalı, Rus antik yunan yazarları ile, Namık Kemal, Tevfik Fikret gibi Anadolulu yazarlarının kitaplarını okudular. Böylelikle olayları sorgulama ve eleştirel bakma yeteneklerini geliştirdiler. Böylelkle Yıllar sonra, edebiyatımızda, ‘eleştirel akıl’la düşünen mezun ve Köy Enstitülü yazarlar kuşağı yetişmesine neden oldu. 
Diğer yandan, Cumartesi günleri yapılan haftalık değerlendirme toplantısında tüm Müdür, haftalık nöbetçi öğretmen kadrosu, stadyum veya salonda ‘toplu değerlendirme ve eleştiriye tabi tutulurdu. Bu Anadolu topraklarında yüzlerce yıl sonra bir ilkti. Osmanlının kuruluşundan buyana, köy çocukları ilk defa KE’de oluşturulan demokratik iklim sayesinde eleştiriyor, özeleştiri yapıyor ve sorguluyordu. Bu yönüyle yetişen öğretmenler bilimsel düşünmeyi, sorgulamayı ve özeleştiri yaparak doğruyu bulmaya çalışıyordu. 
KE gerçek dinamizmini ve gücünü işte bu öğrettiği ELEŞTİREL AKLIN GÜCÜNDEN alıyordu. Bu sayede öğrencilerde ÖZGÜVEN ve KİŞİLİK gelişimi çok yüksekti.

 

KÖY ENSTİTÜLERİ ÖZÜNDE KADIN VE ERKEĞİ EŞİT GÖREN  KİŞİLİK EĞİTİMİ VERMEKTEYDİ

 

 

“KE” karma eğitimi esas alan, enstitüye öğrenci alımında pozitif ayrımcılık yapan kurumlardı. İsmail Hakkı Tonguç’la ölümünden birkaç yıl önce yapılan bir mülakatta, kendisine KE’ nin yeniden açılıp açılmayacağını sormuşlar. O’da KE adının önemli olmadığını, önemli olan öğrencilere kişilik eğitiminin verilmesinin olduğunu söylemiştir. Gerçekten de KE mezunları ülkenin neresine giderse gitsin, doğruları söyleyen, eleştiren, sorgulayan aklına güvenen, doğru bildiğini yapan ve öğreten kişiler oldular. Bu nedenle, biat kültürüyle yetişmiş, eleştiriye tahammülsüz, sağ iktidarlar döneminde kişiliksiz ve bilgisiz kadrolar tarafından, ispiyonlandılar, hep itildiler, kakıldılar ve sürüldüler, öldürüldüler, tutuklanmalar, hapisler ve işkenceler gördüler. Kendileri, çocukları ve aileleri çok acılar çektiler. Bu yönleriyle ben onları, mitolojide, tanrılar katından ateşi(bilgiyi) çalıp yeryüzünde, insanlara dağıtan, bu nedenle Kaf dağında, elleri bağlanarak, yırtıcı Anka kuşlarına ciğerleri parçalatılarak cezalandırılan  PROMETE’ye (PROMETEUS) benzetirim. Onlar, eleştirel düşünmeyi, sorgulamayı ve itiraz etmeyi  KE’de öğrendiler  ve  öğrencilerine öğrettiler. Bu nedenle, egemen güçler ve onların karanlık maşaları tarafından KE mezunu öğretmenlerde cezalandırıldılar veya öldürüldüler.
   
KÖY ENSTİTÜLERİNİN AYDINLANMA MİRASI BOĞAZİÇİ VE ODTÜ DİRENİŞİNDE YAŞATILIYOR

 

Anadolu’nun her köşesinde, KE öğretmenlerin yetiştirdiği, itiraz kültürünü ve eleştirel düşünmeyi öğrettikleri aydınlanma mirasını taşıyan 68 ve 78 kuşağı, emperyalizmin güdümünde 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinde çok ağır hasarlar aldılar. Bir çoğu işkencelerde öldü, çoğunluğu 12 Eylül zindanlarında yattı. Bir kısmı yurt dışına kaçtı veya fişlendi. Cumhuriyetin yetiştirdiği en idealist ve değerli kuşak yok edilmeye çalışıldı. Ancak düşünceler ve fikirler yok edilemezdi. Onların çocukları ve yeğenleri olan genç kuşaklar daha iyi eğitimler alarak, sosyal medyadan dünyayı öğrenerek yetiştiler. Bugünkü ODTÜ, Boğaziçi direnişleri başta olmak üzere bir çok üniversitede toplu olarak “yapılan forum toplantı geleneğinde ve z kuşağı diye tanımlanan kuşağın sosyal medya açık tartışma ortamlarında”   eleştirel ve sorgulayan aydınlanma kültürünün yaşatılarak geleceğe taşınmaya devam ettiğini görüyoruz. O nedenle Türkiye’nin bir İran olması artık mümkün değildir. 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
b1
Arşiv Arama
- -
Anamur Haber , Son Dakika Anamur Haberleri
© Copyright 2021 Anamur Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Anamur Haber
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi

adana escort adıyaman escort afyon escort ağrı escort aksaray escort amasya escort ankara escort antalya escort ardahan escort artvin escort aydın escort balıkesir escort bartın escort batman escort bayburt escort bilecik escort bingöl escort bitlis escort bolu escort burdur escort bursa escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort denizli escort diyarbakır escort düzce escort edirne escort elazığ escort erzincan escort erzurum escort eskişehir escort gaziantep escort gebze escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort hatay escort ığdır escort ısparta escort istanbul escort izmir escort izmit escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kayseri escort kilis escort kırıkkale escort kırklareli escort kırşehir escort kocaeli escort konya escort kütahya escort malatya escort manisa escort mardin escort mersin escort muğla escort muş escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort sakarya escort samsun escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort trabzon escort tunceli escort uşak escort van escort yalova escort yozgat escort zonguldak escort marmaris escort bodrum escort alanya escort side escort konyaaltı escort muratpaşa escort manavgat escort çeşme escort sincan escort çankaya escort keçiören escort mamak escort etimesgut escort buca escort konak escort karabağlar escort bornova escort karşıyaka escort bayraklı escort alsancak escort ataşehir escort pendik escort maltepe escort kartal escort kadıköy escort görükle escort atakum escort ayvalık escort mersin escort mezitli escort pozcu escort deutsche escort berlin escort düsseldorf escort hamburg escort münchen escort stuttgart escort berlin escort düsseldorf escort hamburg escort münchen escort stuttgart escort deutsche escort köln escort

sisli eskort leyla