ALGORİTOKRASİ YÜZYILI


Bu makale 2021-05-09 20:27:51 eklenmiş ve 97 kez görüntülenmiştir.
İsmail ŞİMŞEK

 

Son zamanlarda özellikle bu salgın sürecinde bilim adamlarından bir kavram varki sıkça duyar olduk.

‘’ Algoritma’’

Yeni bir kavram olarak bir sorunu çözmek veya belirlenmiş bir amaca ulaşmak için tasarlanan yola, bunu gerçekleştirmeye dönük işlem basamaklarına algoritma deniyor.

Bir yılı aşkındır mücadele edilirken ezber bozan Corona gerçeği, köhnemiş anlayışları, iflas etmiş siyaseti, kokuşmuş yönetimleri de görünür kılarken, işlerin eve taşındığı, internetsiz yaşanamayacağı dönemde acaba tercihlerimizi artık kim yönetecek sorusu çıkıyor karşımıza?

Misal politikacılar mı yoksa Algoritmalar mı  yönetiyor olacak?

Corona sürecinde eve kapanarak dijital dünyayla o kadar çok haşır neşir olurken herşeyi bu sanal alem üzerinden yönetiyor(!) olduk.

Veya ‘’yönetiliyor’’ olduk.

E-ticaret,e-sipariş, e-okul,e-devlet,e-posta,e-karne,e-sınav,vs…

Bu liste uzatılabilir.

Yönetiliyor olduk derken  kastettiğim dijital dünyanın yapı taşları bilgisayarlar ve onların üzerinde çalışıp geliştirilen yazılımlar, hayatımızı yönetmeye başladı.

Algoritmalar denilen bu çoğul süreç artık bizim adımıza karar veriyor, günümüzü yönetiyorlar. Şirketler, kurumlar algoritmaları artık kendi çalışma hayatlarının ve yönetimlerinin birer parçası yapıyor.

Yönetimden  üretime, fiyat belirlemeden, mal ve hizmet kalitesini şekillendirme gibi bir çok amaç için kullanıyorlar.

Hatta müşteri ilişkileri yönetiminden arama motorlarına dek her alanda algoritmalar, yapay zekâ parçacıkları olarak devreye giriyor. Örneğin e-ticarette satınalma süreçlerini, seçim tercihlerini yönlendiriyorlar.

İşin ilginç tarafı kimsenin tercihi olmayan yöneticiler tarafından oluşturulan kurallarla çalışan algoritmaların, yeni bir yönetim anlayışını giderek yaygın hale getiriyor olmasıdır.

E-yönetimin yeni versiyonu olarak karşımıza çıkan bu  ‘’ yapay zeka ceolar’’ kendini iyi yetiştirmiş insan neslinin duygusallık ve vicdan gerçeğiyle yüzleşmeden sırf akıl üzerinden daha iyi yönetim daha iyi üretim hatta daha iyi pazarlama ve müşteri için iyi bir tercih olanağı sunacak  koşulları yönetiyor olacak.

İlk başta çalışanın insan faktörünün olduğu yerde bu yönetim nasıl olacak sorusunun cevabı ‘’ yakasızlar’’ yani robotlar çağına adım attığımız son yıllarda yöneteninde yönetileninde insan olmadığı bir sanayi ve ticari alanda neden olmasın diyebiliyoruz. 

Çünkü bir bakıma yeni kurallar, bu algoritmaları yazanlar yani ‘’ yapay zeka’’ tarafından oluşturuluyor ve bunlar yeni kanun koyucular halini alıyor. Bize de artık onların planladığı algoritmik düzene  boyun eğmek düşüyor.

Artık  günümüzde Max Tegmark’ın ‘’Yaşam 3.0:Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak’’ ı anlatan yapay zeka bizim kölemiz mi olacak yoksa efendimiz mi yi anlatan  kitabı  veya Türkiye’nin ilk dünyanın en etkili 100 kadın Fütüristi arasında gösterilen ‘’ gelecek tasarımcısı’’ Ufuk Tarhan’ın  T-İnsan kitabındaki ‘’ İnsanların gelecek kaygısını yenmelerine daha iyi bir gelecek için dönüşmeleri gereğine başarılı ve mutlu olmaları için geleceği insanın kendisinin tasarlaması’’ öngörüsü üzerinden dünyanın yaşadığı bu pandemi  sürecinin ardından köhneleşmiş mevcut liderlik ve yönetim anlayışının kapanacağını ifade ediyor.

Bu durum zamanla  belki de daha öte demokrasilerin de bu her şeyimizi yönetmeye aday  ‘’algoritokrasiye’’ dönüşerek   bir ‘’ algoritokrasi yüzyılına’’ kapı aralayacak gibi görünüyor.

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
b1
Arşiv Arama
- -