DİNİ BAYRAMLARIN FERT VE CEMİYET ÜZERİNE ETKİLERİ


Bu makale 2021-05-09 20:34:30 eklenmiş ve 132 kez görüntülenmiştir.
GAZİ MERT- EĞİTİMCİ

 

Bir ramazan ayını daha geride bırakıyoruz.

 

Bu yıl Ramazan ayı Koronavirüs nedeniyle tüm İslam ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’mizde de değişik tedbirler arasında geçti.

 

12 Mayıs Çarşamba günü bayram arifesi…Ayın 13, 14, 15, 16’sında

 

Bayram…

 

Ramazan ve Kurban bayramlarının sosyal yaşantımıza çok büyük etkileri vardır.

 

Dini Bayramlar; Cumalar gibi, kandiller gibi, insan hayatında önemli dönüm noktalarıdır.

 

Bayrama ulaşan, Bayramla kucaklaşan mü’min, inanmış insan; Geçen bayramdan buyana yaptıklarının, gelecek bayrama kadar yapacaklarının genel bir muhasebesini yapar.

 

Yaptığı iyiliklerden sevinç, kötülüklerden pişmanlık duyar.

 

Manevi hayatının bu dönüm noktasında çevresine ibretle bakar.

Allah’ın verdiği nimetlere; Sağlıklı bir vücuda sahip olduğuna, temiz bir anne-baba veya evlada sahip olduğuna şükreder.

 

Türk milletinin bayram gelenekleri diğer Müslüman milletlerden daha renkli, daha zengindir.

 

Bu yıl Koronavirüs tedbirlerine rağmen eski bayramlar kadar olmasa bile İftarı, sahuru, davulu, imsakiyesi, pidesi, radyo ve televizyon programları ile Ramazan hayatımızda tam bir sosyal hadise olmuştur.

 

Bu yıl yine de Bahçesinde, tarlasında çalıştıktan sonra oruçlu oruçlu evine giden işçi ve işverenden,, İşyerinde oruçlu olarak iftarı bekleyen tüccardan, oruçlu olarak büyük bir hazla görev yapan memurdan süreli basına, radyo ve televizyon programlarına, dükkânlara ve satış yapan esnafa varıncaya kadar bundan etkilenmeyen yoktu.

 

Bunun içindir ki; Teravihlerde camilerimiz sosyal mesafeye uyularak dolup taşmış, fırınların önünde kuyruklar oluşmuş, marketlerde satışlar artmış, lokantalarımız iftar ve sahur için özel hazırlıklar yapmış, ibadet alışkanlığı olmayanlar bile Ramazanda inançlı bir yaşayış içine girmişlerdi.

 

Özel ve devlet televizyonu programlarının değişmesi, günlük gazetelerde Ramazan sayfaları düzenlenmesi, kuponlu-kuponsuz hediyeler verilmesi, büyük şehirlerde fabrika bacaları gibi yükselen minarelere asılan Mahyalar Ramazanı tam bir sosyal olay haline getirmişti.

 

Ramazan bayramı bu hazırlıkların, Ramazan hayatının hedefi, doruk noktası olacaktır.

 

Evde, çarşıda, pazarda, sokakta, okulda, devlet dairelerinde, basında, terminallerde, camilerde yaşanan manevi hava bayramla noktalanacaktır.

Bayramlar insanlarımızın sevinç günleridir.

 

Ramazan ve Kurban bayramlarının İslamiyet’ten önce Medinelilerin gülüp oynadıkları iki güne karşılık olmak üzere Allah’ın Müslümanlara bahsettiği daha hayırlı iki gün olduğunu Peygamberimiz haber vermişlerdir.

Bayram günlerinde Allah’ın AF kapısı açılır.

 

Allah’ın "af sıfatı" bağışlanacak gönüller arar.

"Kulum bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım. Kulum bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kulum bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak gelirim." buyuran Cenab-u Allah; Kendisine bir karış yaklaşan, bir arşın yaklaşan, yürüyerek gelen bir kul arar, koşarak gelmek için...

 

Bayramlar insanlarımızın kardeşlik günleridir.

 

Küslerin barıştığı, barışanların kucaklaştığı mutlu günlerdir.

Kötülük yapana iyilik yapmak, zulmedeni affetmek, kalplerdeki kırgınlıkları kaldırmak, kul olmanın en güzel yönüdür.

 

Peygamberimiz ne güzel buyurmuştur:

 

"Sana gelmeyene sen git. Sana vermeyene sen ver.. Sana zulmedeni sen affet.. Sana kötülük edene sen iyilik et. Kendi aleyhine de olsa hakkı söyle..."

 

Milletimiz kavgalardan, gönül kırgınlıklarından, kardeşin kardeşi vurmasından, bize hiç yakışmayan cinayetlerden, sabotajlardan, anarşiden, gerçekleri çarpıtmadan, terör olaylarından büyük yaralar almıştır.

 

Geniş bir hoşgörüye, topluca birbirimizi affetmeye, millet olarak dost ve düşman karşısında saflarımızı sıklaştırmaya, yakın ve uzak geçmişin yaralarını sarmaya muhtacız.

 

Geçmiş tarihimizde çok acı günler yaşadık.

Askeriyle, siviliyle, genciyle, ihtiyarıyla topyekûn seferber olarak ülkemizden düşmanlarımızı kovduğumuz günlerin canlı örnekleri hâlâ aramızda yaşıyor...

 

Bugünlere kolay gelmedik.

 

Bugün; Ufkumuzdan yavaş yavaş dağılmaya başlayan kavga, kırgınlık sislerini, şafaklara döndürerek kardeşlik hamlesini gecikmeden dalga dalga bütün yurt sathında gerçekleştirmeliyiz.

 

Her insan suç işleyebilir, kalp kırabilir, hata yapabilir.

Kötü olan; suç ve günahta ısrar etmektir.

 

Suçta ısrar etmemek, suçta ısrar etmeyenleri affetmek, mü’minin faziletidir.

 

Bayramda birbirinize sevgi kucaklarınızı açınız.

Kandil-kandil, mevlid-mevlid, bayram-bayram bir araya gelen gönüllerinizi sevgi çiçekleriyle doldurunuz.

 

Anne-babalar çocuklarına daha şefkatli davransın, daha anlayışlı olsun.

Çocuklar anne, babaya karşı daha anlayışlı, daha saygılı davransın..

Komşular bir birine karşı olumlu davransın.

 

Maddi durumu iyi olanlar; Fakir durumda olanlara yalnız Ramazan ve bayramda değil, her an cömertlik kapısını açık tutsun.

 

Zekât ve fitre ile vermeye alışan gönüller...

 

Allah’ın size verdiklerinden, siz de başkalarına veriniz.

Tarihi ile, milli kültürü ile, nüfusu ile, yeraltı-yerüstü zenginlikleriyle, coğrafi ve stratejik konumu ile büyük bir milletiz.

 

Hürriyetin, İstiklalin, bayrağın, Kur’an’ın, Ezanın, İstiklal marşının kıymetini biliniz...

 

Milletimizin, devletimizin değerini biliniz...

 

Bayramlar sevinçlerin paylaşıldığı, kederlerin unutulduğu, gönüllerin yıkandığı, istemesini bilenler için günahların affedildiği, ellerin dostluk için birbirine uzandığı, kalplerin sevinç-sevinç perçinlediği, Allah’ın rahmetinin deniz-deniz üzerimizde gezindiği günlerdir.

 

Hepinizin bayramını şimdiden kutluyor ve ailece mutlu yıllar geçirmenizi diliyorum.

 

Hoşça kalınız.

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
b1
Arşiv Arama
- -