HOŞGELDİN ŞİRKETLER DEMOKRASİSİ VEYA DESPOTİZMİ..!


Bu makale 2021-05-15 10:37:48 eklenmiş ve 118 kez görüntülenmiştir.
Serdar ERKAN

Bir önceki yazımda, 1990’lara Kapitalizmim babalarının yazdığı ‘küreselleşme’ masalı  ile birlikte başlayan yeni bir süreç başlatıldığını, bugün geldiğimiz noktada, ülkemizde Çok Uluslu Şirketlerin (ÇUŞ) ve 2014 yılında çıkartılan ‘Büyükşehir Yasası’ yla, aracılığıyla  kentlerin ve hinterlandındaki  yeraltı /yerüstü doğal varlıkları ve zenginlikleri üzerinden kolonizasyonu’ na  kadar indirgenen sömürü ve talana dikkat çekmiştik. Hatta bu süreçle, 2017’de yapılan referandumla birlikte fiilen iç içe geçen tek adam rejiminde, özellikle ‘yandaş şirket ve ÇUŞ’ların’, Rize/ İkizdere Doğa Katliamı örneğinde olduğu mevcut  ‘çevre yasası ve anayasal hukuka’ aldırmadan ve  yörede yaşayanların itiraz ve direnmelerine rağmen  gibi zorbalığa(despotizme) varan doğa katliamı yaptıklarına dikkat çekmiştik.

 Bu yazıda ise önümüzdeki hafta Davos’da, COVİD-19 virüs salgını ile ortaya çıkan ve Bilişim Dünyasının sağladığı gelişmiş teknoloji ile Kapitalizmin Babalarının  “Büyük Sıfırlama” gibi ‘afilli’ bir tanımlama ile ‘yazacakları ve sonra inşaa edecekleri yeni bir soygun düzeni  masalı’nın ‘öncü ayak sesleri’ne dikkat çekmeye çalışacağım. 
Geçtiğimiz yılbaşında WhatsApp(WA) ın  yoğun olarak tartışılan ‘yeni sözleşme değişikliği’ üzerinden  bizim gibi demokrasi seviyesi  ve kalkınmışlık düzeyi olarak ‘ortalarda’ olan ülkelere dayatılmakta olan somut bir yeni bir yaklaşım üzerinden anlatmaya çalışacağım.

WHATSAPP ‘IN YENİ SÖZLEŞME DAYATMASI 
Bugünde günlük yoğun iletişim ve haberleşme ve paylaşım uygulaması olan WhatsApp(WA) bu yılın  başında - ve nedense tamda salgılanla tüm Dünya’da büyük mücadele mücadele sürerken, tüm Dünya’nın evlerine kapandığı süreçte  haberleşme ve paylaşma ortamı olarak yoğun bir  kullandığımız Whatsapp (WA) gizlilik sözleşmesini ülkemizde tek taraflı olarak, 15 Şubat 2021  tarihinden sonra  değiştireceğini duyurmuştu.

Kabul etmeyenlerin hesaplarını donduracağını duyurmuştu.

Bunun üzerine, ülkemizde bir çok kişi ve grup WA uygulamasını iptal edip(uninstall) farklı uygulamalara geçmişti. WA bu yoğun tepkileri ve kopuşları önlemek/ yatıştırmak için süreyi ÜÇ AY uzattığını açıklamıştı. Çünkü kullanıcıları(müşterilerini) ürkütüp kaçırırsa, istedikleri karları elde edemeyeceklerini biliyorlar.

Bu süre  15 MAYIS 2021’DE BİTİYOR.

WA bu sözleşmeyi kabul etmeyenlere 120 gün daha süre verileceğini, bu süre içinde de kabul etmeyenlerin hesapların dondurulacağını duyurdu. Bana göre 15 Mayıs 2021 tarihi WA  ve Yeni Dünya Soygun Düzeni (YDSD) için yeni bir dönemeç ve test noktası olacaktır.  

ŞİRKETLER ZORBALIĞI VE YERSENİZ TAVRI 
Geçtiğimiz yıllarda Mark Zuckmayer’in sahip olduğu ve yaklaşık 2.5 milyar insanın kullandığı sosyal medya devi  Facebook tarafından satın alınan WA tarafından  kullanıcıların kabul etmesi istenen  yeni sözleşme, inceleyebildiğim kadarıyla, özetle iki temel konuda önem taşıyor.   
 
Birincisi, WA bu yeni  sözleşmede kullanıcının telefonlarındaki zaten eriştiği tüm bilgileri üçüncü taraflara satabilme konusunda onay istiyor. (Ancak, böyle bir sözleşme değişikliğini AB-D dahil bazı ülkelerde uygulamayacağı basında yer aldı).  
Bu durum, daha önce ABD seçimlerinde Başkanlık seçimlerinde  bir Başkan adayına yasal ve kullanıcıların izni olmayan şekilde  -kullanıcıların izni olmadan-  hukuk dışı(illegal)  yaptığı İçin Facebook’un sahibi Mark Zuckmayer yargılanmış ve sanırım, bir cezaya da çarptırılmıştı. Şimdi, buradan edindiği deneyim ile büyük paralar kazandıran bu işi, yasal olarak yapmak istiyor.  
İkincisi, AB-D gibi gibi ‘demokrasi ve veri güvenliği duyarlılığı yüksek’  olan ülkelerde yapamadığı değişikliği Türkiye’de yaşayanlara adeta YERSENİZ tavrı ile  ‘dayatarak’ ayrımcılık yapıyor.  
  Batı’ın yüzyıllardır, Lozan’dan beri ülkemize karşı sürdürdüğü bu ‘kapütülasyoncu’ anlayış ile yaptığı  bu ayrımcılık, Lozan’da ulus olarak yırtıp attığımız ‘deli gömleği’ni andırıyor. Ancak bu defa birey olarak tek tek bizleri hedef alıyor. Çünkü,  bu sözleşmeyi imzalandığımızda telefonumuzda olan  -ve zaten sahip olduğu - bizlerin  tüm özel kayıtlarımızı (ve milyonlarca kişinin sosyolojik toplumsal davranış verilerini-big data) -yasal olarak  birilerine, ticari şirketlere, gizli servislere pazarlayıp satarak para kazanmak istiyor.
Özetle, WA,  yumuşak(soft) bir kapütülasyon hakkı elde ederek MAHREMİYETİMİZİ alınıp satılan meta haline getirerek karlar elde etmek için bize yeni bir sözleşmeyi dayatıyor. 
 
Çünkü, bu şekilde ciddi paralar kazanılan bu işi, (AB ve ABD gibi) demokrasi ve kamusal hukuk kurumlarının güçlü, kendinden hesap sorabilecek ülkeler de değil de, bizim gibi  demokrasi   liginde alt sıralara düşmüş, demokratik hak arama refleksi düşük, kamusal hukuk kurumları zayıflamış ülkelerin vatandaşlarından yasal(legal) yollardan elde ederek, gelecekte de hukuksal  bir sorun  yaşamak istemiyor. Böylelikle elde edeceği yığınsal veriler üzerinden Toplumsal Davranış Kalıpları(TDK) ve Mahremiyetimizi, üçüncü taraflara(siyasilere,gizli servislere, hatta bireylere) satarak büyük karlar elde etmeyi planlıyorlar. Tabiki elde ettikleri gelirlerin vergisini ödeyecekleri devletler, kendi ülkelerinin vatandaşlarını bu uygulamadan muaf tutarak, bu büyük digital şirketlerin  diğer ülkelerden elde edilecek bu karları genişletecek ekonomik kurallarını Davos’ta yeniden yazmaya hazırlanıyorlar. 

YENİ DÜNYA SOYGUN DÜZENİNİN AYAK SESLERİ
Önümüzdeki hafta Davos’ta yapılacak toplantılarda, işte “küreselleşme” ile  geçtiğimiz 30 yılda doğa üzerinde yaptıkları yıkımların ve daha da artırdıkları ‘gelir dağılımı eşitsizliğini’ unutturmak için bilişim/sayısal(digital) Dünya’nın yeni olanaklarını da kullanarak yeniden  yazacakları “Büyük Sıfırlama” adındaki YDSD nin ‘kodlarını ve kurallarını’  belirleyecekler. Hiç kuşkusuz ki, yukarıda WA dayattığı ve test ettiği ‘yeni sözleşmeler’in bizim gibi büyük nüfus ve pazar olanaklarına sahip oldukları ‘gelişmekte olan’ ülkelerde daha kolay yaygınlaşmasını ve kabul edilmesini sağlayan kuralların olacağı modeli belirleyeceklerdir. 
Burada üzerinde en çok tartışacakları diğer en önemli konu, son günlerde ülkemizde de yaşanan büyük soygun ile tartışılan  sayısal (digital) para üzerinde olacaktır. Para basmak ve taşımak gibi çok daha az zahmetli maliyeti olan, elektronik sistemler ve kanallar üzerinde kolaylıkla ve anlık yapılacak gelir transferleri ile bizim gibi yarı sömürge ülkelerden büyük rantlar elde etmeyi çok daha kolaylaştıracak, ülkemizi daha da yoksullaştıracaktır. 
Önümüzdeki 10 yıl boyunca konuşacağımız AŞILARIN PATENTİNİN KALDIRILMASI VE KAMUSALLAŞTIRILMASI da en önemli tartışmaların konusu olacaktır. Tüm bunlarıda bizlere “bireysel tercih özgürlüğünün ve hür teşebbüs hakkının korunması diye pazarlayacaklar.

ALIŞKANLIKLARIMIZ KADAR ESİRİZ, VAZGEÇTİĞİMİZ KADAR ÖZGÜRÜZ... 
 
Sonuç olarak, WA yeni sözleşmesi ile test edilen ve özgür irademizle kabul etmemiz istenen, YDSD nin bu yeni kapütülasyonlara bireysel veya ulusal düzeyde tepki vermemiz gerektiği düşüncesindeyim. Bu yolla    -zaten elinde olan-   şahsi mahremiyetimizin , ‘ yasal olarak satabilme’  ahlaksız teklifine  ve önümüze bunun gibi konulacak yeni sözleşmelere,  gerek devlet olarak gerekse bireyler olarak itiraz edip, alternatiflerini süratle ortaya koyabilmemiz gerekiyor. Öte yandan, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkesinde yetişmiş bir  birey olarak  bu ‘yerseniz’ dayatmasıyla, Türkiye halkına yapılan ‘aşağılayıcı ikinci sınıf köle insan’ tavrını kabullenmek onurlu bir davranış olmadığına inanıyorum.
Çünkü, WA’nın bu sözleşmesini onaylamanın, bir ‘sarı öküz’ olduğuna inanıyorum. ÇUŞ’lar tarafından, insanların en özel ve kıymetli varlığı olan MAHREMİYETİMİZİN alınıp satılmasının, insanın kendi kendini aşağılaması olarak, insanlık dışı muamele olarak görüyorum.
Bu nedenle WA’nın sağladığı alışkanlıklardan vazgeçerek ‘özgürlüğümü’ tercih ediyorum. Tüm dostlarıma ve okurlara da WA‘yı telefonlarından silmelerini öneriyorum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
b1
Arşiv Arama
- -