DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Ali BAL
Ali BAL
Giriş Tarihi : 01-06-2022 17:42

Bir Evrensel İnsanlık Projesi Olarak Tevhid..

 ’’De ki O Allah bir tektir. O Samed (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan) dir. Doğmamış ve doğurulmamıştır ve hiçbir şey O’na denk değildir’’ (Bkz.İhlas/1-4)

Tevhid Arapça iki şeyi (veya daha çok şeyleri) birleştirerek onları tek bir şey haline getirmeyi ifade eden bir kelime. Buradan hareketle kelime-i tevhid (La ilahe illallah yani Allah’tan başka ilah yoktur) Allah’ı birlemeyi ifade eden,kendinde özetleyen bir söz bir slogandır. Batılı terminoloji ile ifade edecek olursak Tevhid monoteizm yani tek tanrıcılık; çok tanrıcılık da politeizm oluyor.

Kur'an'ı bir güneş sistemine benzetirsek nasıl güneş sisteminin merkezinde güneş var ve gezeğenler  onun etrafında dönüyorsa Kur'an'da da merkezde tevhid var ve bütün Kur'an anlatımları onun etrafında döner.Tevhidin zıddı şirk olup o da Allah’a ortak koşmak anlamına geliyor.

Tam bu noktada şu konu üzerinde çok ciddi bir zihinsel sorgulamaya ihtiyaç var.Şöyle:

Biz ne Allah'ı inkar etmekle, ne de O'na ortaklar koşmakla O'na bir zarar verebiliriz, ne de O'nu birlemekle O'na bir fayda sağlayabiliriz. Allah kendinin birlenmesini gönderdiği kitabın (Kur'an) merkezine koyarken herhalde bunu biliyordu. Peki öyleyse neden kendinin inkar edilmesini ve kendine ortaklar koşulmasını kıyamet günü affı mümkün olmayan tek suç ve en büyük günah kabul etti ve bunu bütün Kur'an anlatımlarının etrafında döndüğü en merkezi konu yaptı?

 ’’Şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Ama dilediği kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlar. Artık kim Allah’a şirk koşarsa, doğru yoldan çok uzak bir sapıklığa düşmüş olur’’ (Bkz. Nisa/116).

Bu kadar değil. Risalet tarihinin Kur’an öncesi sürecine bir göz attığımızda ve bu amaçla Kur’an üzerinden geriye doğru bir iz sürdüğümüzde   tevhidin sadece Kur'an'ın değil, önceki kitapların da en merkezi konusu olduğunu görüyoruz (Bkz. Al-i İmran/64-68,Tevrat/On Emir).Kur'an anlatımlarına yukarda sorduğumuz soru açısından baktığımızda ancak o zaman o, gökleri ve yeri aydınlatan nurunu bize açıyor (Bkz.Nur/35).

Tevhidde Asıl Hedef İnsan’ın Yeryüzündeki Sosyolojik Varlığıdır:

İnsanların göklerde ve yerde Allah'tan başka taptığı fizik,metafizik ne kadar ilah varsa hepsinin muhakkak surette bir sosyolojik arka planı vardır. Yani fizik olan da, metafizik olan da,ister aya tapsın, ister güneşe, ister yıldızlara, isterse gözle görülmeyen ruhsal/muhayyel varlıklara hepsinin arka planında insanın insan üzerinde ilahlaşması, rableşmesi var. Diğer adı ile kula kulluk. Yine diğer adı ile tiranların, monarkların, ırkların, sınıfların her birinin diğeri üzerinde kurduğu sultalar, birbirinin boyunlarına vurduğu boyunduruklar, kölelik, sömürü, zulümler, haksızlıklar, adaletsizlikler,dünya egemenlerinin  insan ve doğaya yönelik yeryüzü değerlerine yönelik ,emperyalist sömürü savaşları,yağma ve talan var.Buna karşılık Kur'an insanların aynı ademiyet kökeninden gelmekle türdeş oldukları,dolayısı ile tek bir aile oldukları mesajı ile işte bu kula kulluk düzenine karşı tüm insanlığın tek bir aile olduğu  ve dolayısı ile bir ailede nasıl aile bireyleri aralarındaki kan bağı nedeniyle anne-babadan kalan miras üzerinde eşit hak sahibi oluyor ve aralarında bir ayırım söz konusu olmuyorsa  yer küre de bu temsile göre   bir ev (insanlık evi),Allah ise bu evin babası, halklar ve uluslar ise o babanın evlatları gibi Allah nezdinde tek bir aile hukukuna tabi olmaktadır. Yani kimse dünya sosyolojisine sırtını dönerek ve bireysel olarak tekke ve manastırlara kapanıp bir takım ritüellerle ve o ritüellerle, o ritüellerden kendine devşirdiği mistik avuntularla cennete gitmeyecektir. Kur’an bize böyle bir din profili çizmiyor. Sadece Kur’an’a göre değil, Tevrat ve İncil’e göre de bu böyledir. Tevrat ve İncil’in tahrif olanına göre de olmayanına göre de bu böyledir.

Tevhidi Dünya Görüşü Açısından Ka’be Ve Hac:

Barış ve adaletin hayata hakim kılınması için verilen mücadelelerin tarihi insanlık tarihi kadar eski olup tarih boyunca gelen Allah elçilerin örnekliklerinin uç uca sıralanması ile bir gelenek (risalet geleneği) ve miras olarak insanlığın önüne tabir caizse bir otoban yolu açılmış bulunmaktadır. Dünya üzerinde bu yolu izlemeyen devrimci hareketlerin başarı şansı bulunmamaktadır. Ka’be ve Hac bu otoban yoluna işaret eden bir vektör, insanlığın dikkatini çeken o yola çeken evrensel bir nişan işlevi görmektedir. Bu yönü ile Mekke ve Mescid-i Haram yeryüzünün Nemrut ve Firavunlarına karşı tüm yeryüzü ezilenlerinin savunulması mücadelesinde mücadele ve direnişin ebedi başkenti olarak seçilmiş bulunmaktadır (Bkz. Bakara/26).Bu bilinçle yerine getirilmeyen ve özünde bu anlamı içermeyen Hac ibadetlerinin  Allah nezdinde kabul olması mümkün görünmüyor.

 

Kur’an’da Allah’ın birlenmesi ve Allah’tan başka şeylerin O’na ortak koşulmaması ile gözetilen hedefi yukarda ‘’ev’’ metaforu/sembolizmi  ile anlatmaya çalışmıştık.Ordan devam edelim:

Allahü Teala Ka’be’ye ’’evim’’ diyor:

Bir vakit İbrâhim’e Kâbe’nin yerini hazırlayıp göstermiş ve şöyle buyurmuştuk: “Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Evimi, onu tavaf edecekler, huzurumda ibâdete duracaklar, rukûya varıp secde edecekler için her türlü kirden temiz tut!” (Bkz. Hac/26).

Türkçede biz birinin evi dediğimizde bu bize o kişinin o evde oturduğunu çağrıştırır.Burada da öyle anlayacak olursak burada kullanılan sembolik anlatım tepetaklak olur.Burada evi ev halkının yani ailenin babanın merkeziyetinde toplandığı bir ve bir bütün olduğu mekan olarak düşünmemiz gerekiyor.Ev halkı özelde İslam Ümmeti,genelde ise tüm insanlıktır.Kendisi öncelikle kendi içinde tek bir aile olmanın eğitimini bu evde/okulda tamamlayan İslam ümmeti için sıradaki görev  tüm insanlığı tek bir aile haline getirmektir:

  Ve işte böyle, sizi orta (vasat) bir ümmet kıldık ki, siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun. Daha önce içinde durduğun Kâ'be'yi kıble yapmamız da şunun içindir: Peygamber'in izince gidecekleri, iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayıralım. Bu iş elbette Allah'ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti. Allah imanınızı kaybedecek değildir. Hiç şüphesiz Allah, bütün insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir. (Bakara/143).

Ayetten de anlaşılacağı üzere nihai hedef tüm insanlığın birliği,bu cümleden olarak tüm insanlığın tek bir aile haline getirildiği,evrensel barış ve adaletin hakim olduğu bir dünya nizamıdır.İslam ümmetinin ise Kur’an’da bu evrensel insanlık ülküsünün hayata geçirilmesinin öncü gücü olarak konumlandırıldığını görüyoruz.Yani evrensel barış ve adalete giden yolda yol böyle çizilmiş sistem böyle belirlenmiştir.İslam ümmetinin bu günkü haliyle bu yüce misyonu yerine getirecek bilinç,olgunluk ve liyakatten yıldızlar kadar uzak olduğunu biliyoruz.Ama yine de yeryüzünde barış ve adaletin hakim olması için Allah tarafından insanlara çizilen yol Kur’an’da böyle ortaya konulmaktadır.

Hz. Muhammed’e gelinceye kadar bu önderlik İsrail milletinin omuzlarındaydı.Onlar bu misyona sadakat göstermediler.Aksine kendilerine yüklenilen misyonu İsrail milletinin dünya hakimiyeti ve dünya uluslarının İsrail milletinin hizmetinde olduğu küresel bir fesat sistemine yordular.Bunun üzerine misyon ilahi irade tarafından  tek bir milletin (İsrail) insiyatifinden alınarak çok uluslu bir topluluğa verilmiş olup o topluluk da  İslam ümmeti olarak belirlenmiş bulunmaktadır.Ka’be’nin insanlar için kurulan ilk ev olduğunu ifade eden Al-i İmran/96 ayetine bakarsak baştan beri Allahü Teala’nın planı buydu.Bu cümleden olarak Hz. İbrahim Kenan’dan Hicaz’a hicret ederken keyfi bir tercihle değil bu ilahi planın yönlendirmesi ile hareket etmiş ve Ka’be’yi inşa etmişti.Şibli Numani Asr-ı Saadet isimli eserinde Mekke’nin Kudüs’ün muadili olduğunu ve Hz. Muhammed’in gelişi ile de insanlığın velayetinin İsrail Oğulları’ndan alınarak İslam ümmetine verilmiş olduğunu belirtir.Bu tespit Bakara/143 ve Al-i İmran/96 ayetleri bütünlüğü içinde bakıldığında Kur’an’a uygun görünüyor.Bu cümleden olarak bu gün ise şu tespitin altını çizmek zorunluluğumuz açıkça ortadadır:

Bu günkü haliyle İslam ümmetinin de ne aklen,ne zihnen,ne ilmen böyle bir misyonu yüklenmeye liyakati bulunmamaktadır.O nedenle insanlık aleminin önderliği bu günkü şartlarda boş bulunmaktadır.Barış ve adalet noktasında insanlık aleminin içinde bulunduğu kaos işte bu önderlik/velayet boşluğundan kaynaklanmaktadır.Dlayısı ile yukardan beri çizmeye çalıştığımız çerçeve ile Kur’ani açıdan idealize edilen evrensel ve yüce insanlık ülküsüne işaret ediyoruz.Yoksa bu günkü İslam ümmeti ile bu ideale ulaşılamayacağını biliyoruz ve öyle bir hayalimiz de yok.Ama şu da bir gerçek:Bu ülkü doğrultusunda bir önderlik inşa edilebilirse bu önderlik sayesinde İslam ümmeti bu misyonu üstlenecek bir kıvama gelebilir ve o ehliyeti kazanabilir.Ya bu olacak veya dünyanın başka bir yerinde kendiliğinden bu misyonu üstlenecek başka bir İslami hareketin çıkmasını bekleyeceğiz.

Tekrar buradan Tevhid’e gelecek olursak:

Kur’an’a göre göklerin ve yerin mutlak egemenliği Allah’ındır.Dolayısı ile insanlar içinden hangi ırk,renk.sınıf,sosyal zümre vs. diğerlerinin üzerinde sulta kurmaya,onları kendi egemenliği altına almaya,ezmeye,sömürmeye veya köleleştirmeye yeltenirse bu Allah’ın göklerdeki ve yerdeki egemenliği üzerinde paydaşlık iddiasında bulunmak anlamına gelmekle yaptığı iş Kur’an’a göre uluhiyet (ilahlık) ve rububiyet (rablik) iddiasında bulunmak anlamına geleceğinden  Kur’an’a göre şirk yani Allah’a ortak koşmak anlamına gelmektedir.  .

Dolayısı ile Tevhid ilkesi işte bu evrensel barış ve adalet düzenine işaret ediyor.Buradan baktığımızda tevhid tüm yeryüzünde barışın ve adaletin hakim olduğu evrensel bir insanlık projesi olarak karşımıza çıkıyor.Yine buradan baktığımızda tüm insanlar arasında ama özellikle semavi kökenli üç din arasında ve ayrıca semavi kökenli üç dinin kendi alt birimleri arasında tüm çağları,zamanları,zeminleri içine alacak en temel ve ortak gündemin tevhid olması gerekiyor.O nedenledir ki Kur’an haklı ve doğru olarak Al-i İmran/64’de Yahudileri ve Hıristiyanları Müslümanlarla aralarında ortak olan kelimeye çağırmaktadır:

De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet (ve kulluk)  edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız’’ (Bkz. Al-i İmran/64).

Konuya Kur’an bütünlüğü içinde baktığımızda ’’Allah’ı bırakıp kimimiz kimimizi ilah edinmesin’’ ifadesini ’’hiçbir sınıf diğer sınıfın,hiçbir ulus diğer ulusların,hiçbir ırk ve renkten insanların diğerlerinin üstünde   sulta kurmasın.Kimse kimseyi boyunduruk altına almasın,ezmesin,sömürmesin,öldürmesin’’ şeklinde anlamak gerekiyor.

 Egemenler zayıflar üzerinde sulta kurmamak,ezmemek,sömürmemek,öldürmemekle, zayıflar da onların sistemlerine boyun eğmemek,onları iktidara getirmemekle bir ve tek olan Allah’a kulluk ederek Al-i İmran/64’de dikkat çekilen ortak kelimeye gelmiş olacaklardır.Yoksa Kur’an bakış açısından bakıldığından bu günkü haliyle dünyada hakim olan nizamın şirk nizamı olduğu kesin bir gerçektir.Bu ise Allah nazarında kıyamet günü affı söz konusu olmayan en büyük günahtır.

BU TEMEL NOKTA ANLAŞILDIYSA DİN ANLAŞILMIŞ DEMEKTİR

 

Her üç dine göre de bunlar yapıldıysa Allah’ın buyruğu,iradesi yerine getirilmiş demektir.Yoksa dünyanın bu en hayati gerçeklerinden kopmuş bir din anlayışının hangi din olursa olsun mabetlerde salt biçimsel ve içi boş ritüeller halinde yerine getirilen ibadetlerin Allah katında yerini bulmadığında şüphe yoktur.

Yeryüzünde insanlık böyle hayat bulacaktır.O nedenle  ‘’Ey iman edenler! Allah ve Rasûlü sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman onlara uyun. Şunu bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer. Sonra hiç şüphesiz, hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız’’ şeklinde gelen Enfal/24 ayetini böyle anlamak gerekiyor.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA