Bugün Anamur-Bozyazı Ardıç güzergâhını takip ederek Bozyazı’nın Kızılca Mahallesi’ne bağlı yaylaları gezdik. Ardıç Yaylası girişindeki çeşmede mola verdikten sonra Sarınç’taki kahvehaneye uğradık. Bir bardak çay eşliğinde hemşehrilerimizle sohbet ettik, yayla yaşamını ve bölgedeki değişimi yakından gözlemledik.
Kahvehanede Hikmet Narcı ve Behçet Kahvecioğlu ile sohbet etme fırsatı bulduk. Ardıç yolunda ise Mevlit Ok ile karşılaştık. Bozyazılı ve Anamurlu hemşehrilerimizle yaptığımız sohbetler, yayla kahvelerinin toplumsal yaşamımızdaki yerini bir kez daha gösterdi. Buralar yalnızca çay içilen mekânlar değil; dostlukların tazelendiği, hatır sorulduğu ve memleket meselelerinin konuşulduğu buluşma noktaları.
Yaylalarda Hasat Zamanı
Cevizler, bademler ve elmalar toplanıyor; üzümlerden pekmez yapmak için hazırlıklar yapılıyor. Biz de Osman Kahvecioğlu’nun badem ve ceviz hasadına katıldık. Kızılca yaylalarında özellikle badem üretimine ağırlık verildiğini gördük.
Üretimin büyük bölümü aile emeğiyle yürütülüyor. Gerektiğinde komşular ve aile arasında imece usulüyle birbirine destek olunuyor. Bu dayanışma, kırsal yaşamın en değerli geleneklerinden biri. Çünkü tarım yalnızca ürün yetiştirmek değil; emeği, paylaşmayı ve yardımlaşmayı yaşatmak demek.
Bu yaylalara pandemi öncesinde de gelmiştim. Aradan geçen yıllarda yeni yayla evlerinin çoğaldığını ve tarımsal üretim alanlarının genişlediğini gözlemledim. Bölgedeki üretim hareketliliği sevindirici.
Yayla yaşamını güzel kılan yalnızca serin hava ve doğal manzara değil. Odun ateşinde demlenen çay, dalından koparılan taze meyve-sebze, fırından çıkan pide ve çeşmeden akan buz gibi su… Bunlara bir de insanların içtenliği ve komşuluk ilişkilerinin sıcaklığı eklenince yaylanın kendine özgü atmosferi ortaya çıkıyor.
Şehir hayatının yoğunluğu içinde çoğu zaman birbirimize ayıracak zaman bulamıyoruz. Yaylalarda ise sabah hasatla başlayan gün, kahvehanede içilen çay ile dinlenme ve koyu sohbetlerle tamamlanıyor. İnsan burada doğanın cömertliğini, alın terinin değerini ve birlikte yaşamanın güzelliğini daha yakından hissediyor.
Hasadın bereketi, sohbetin sıcaklığı ve doğanın huzuru… Bozyazı yaylaları, üretimin ve samimi komşuluğun hâlâ iç içe yaşadığı özel yerlerden biri olmaya devam ediyor.
Bu memlekete ait güzel bir söz var: "Yaylamazsan yaylama ancak içinden geç" denir. Gerçekten de yaylaların içinden geçmek bile insanı dinlendiriyor.
Kazım KILINÇ (Eğitimci Yazar)
Bozyazı Yaylalarında Hasat, Sohbet Ve Yaşam.
Hüseyin Şinasi
Karamanoğulları’nın Anamur Mirası
Ali BAL
Savaşı Allah mı İstiyor, İnsan mı?
İsmail Şimşek
DÜNYA LİDERİNİ BEKLİYORUZ…
Mesut GÜVEN
İyilik için çağrım SİZE !!!
İbrahim POLAT
Keyfe Keder Eğitim Sistemi..!
Serdar ERKAN
100. Yılda Atatürk’süz Anayasa Mümkün Mü?
Gazi MERT
TÜRKİYE YÜZYILINA IŞIK TUTAN SAVUNMA SANAYİMİZDE BÜYÜK GELİŞMELER:
Nihat ERKAN
Av. Mehmet Durer Oktar Da Aramızdan Ayrıldı.