GÜNCEL
Giriş Tarihi : 26-11-2025 11:46   Güncelleme : 26-11-2025 12:01

Doğu Türkistan'ın Sessiz Çığlığı Anamur'da Yankılandı..

Doğu Türkistan'ın Sessiz Çığlığı Anamur'da Yankılandı..

Anamur’da düzenlenen geniş katılımlı konferansta Gazeteci-Yazar Taha Kılınç, Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlallerini, dini-kültürel baskıları ve bölgedeki Müslümanların maruz kaldığı sistematik uygulamaları sahaya dayalı gözlemlerle aktardı.

 

Mersin Anamur Belediyesi Kültür Merkezi’nde, Türkiye Diyanet Vakfı Anamur Şubesi, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği ve Eğitime Destek Platformu iş birliğiyle düzenlenen program, İstiklal Marşı’nın okunması ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

 

Konferansa; Anamur Kaymakamı Kemal Duru, Belediye Başkanı Durmuş Deniz, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Hüseyin Özdoğan, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Diyaddin Özer, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Kaplan ve İlçe Müftüsü Mehmet Fidan başta olmak üzere ilçe protokolü tam kadro katıldı. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, sendikalar, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, muhtarlar, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş da salonda yer aldı.

 

“Doğu Türkistan meselesi tarihî ve manevî bağlarımız açısından önem taşıyor”

 

Programın açılışında konuşan Anamur Müftüsü Mehmet Fidan, Doğu Türkistan meselesinin Türk–İslam tarihi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Anamur ve Bozyazı’nın güçlü bir ilim geleneğine sahip olduğunu vurgulayan Fidan, bölgede yetişen kıymetli isimlerden biri olan Taha Kılınç’ın aktarımlarının toplumda farkındalık oluşturacağını söyledi. Fidan, Uygur Türklerinin maruz kaldığı ailevi ve toplumsal dramların, bilinçlenme ve birlikte hareket etme gerekliliğini artıracağına işaret etti.

 

“Ezan sesi duymadım, camiler otel ve müzeye dönüştürülüyor”

 

Konferansın konuşmacısı Gazeteci-Yazar Taha Kılınç, “Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi” adlı eseri çerçevesinde bölgedeki güncel durumu detaylarıyla anlattı. Sekiz günlük ziyareti boyunca sekiz kez polis sorgusuna alındığını dile getiren Kılınç, camilerin önemli bir bölümünün müze, bar veya otele dönüştürüldüğünü, seyahati boyunca bir kez bile ezan sesi duymadığını vurguladı.

 

Kaşgar’da en son bayram namazının 2016’da kılındığını, resmî yasak nedeniyle 18 yaş altının camilere alınmadığını, uygulamada ise 60 yaş altındaki kimsenin camiye giremediğini ifade etti.

 

Günlük hayata yönelik baskılar

 

Baskı politikalarının günlük yaşama etkilerini örneklerle aktaran Kılınç, şunları söyledi:

          •        Benzin alırken herkesin araçtan inme zorunluluğu bulunduğunu, kişi başına benzin kotası uygulandığını,

          •        Çadır, dürbün, teleskop gibi malzemelerin satışının yasak olduğunu,

          •        Cami avlularında yaşlılara Çin’e bağlılık yemini ettirildiğini,

          •        Bazı insanların Türkiye’den geldiğini duyunca sevincini ancak gizlice gösterebildiğini,

          •        “Şüpheli” görülen kişilerin sistematik olarak gözaltına alındığını, çocukların ailelerinden koparıldığını…

 

Kılınç, bölgede her 10 metrede bir kamera ve ses kaydı bulunduğunu, evlere Çinli görevlilerin yerleştirildiğini ve günlük hayatın ayrıntılı şekilde raporlandığını söyledi.

 

“Asimilasyon kültürel mirası hedef alıyor”

 

Kitabının yayımlanmasının ardından Çin’in diplomatik girişimlerle baskı yaptığını belirten Kılınç, uygulamaların kültürel mirası hedef alan bir asimilasyon politikası olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında Filistin’e de değinen Kılınç, Gazze’de yaşananların normalleştirilmemesi gerektiğini ifade etti.

 

Konferansta konuşan Anamur Kaymakamı Kemal Duru, Doğu Türkistan ve Gazze’de yaşanan zulümlerin birbirinden bağımsız olmadığını belirtti. Türk milletinin mazluma bakışında hiçbir zaman ayrım yapmadığını ifade eden Duru, haksızlık karşısında ortak bir vicdanla hareket edildiğini vurguladı. Taha Kılınç’ın sahaya dayalı gözlemlerinin önemine dikkat çekerek, doğru bilginin değerini hatırlattı. Türk milletinin merhamet, adalet ve vicdan geleneğine işaret eden Duru, “Zulmün durması için dua eden bir milletiz” dedi.
Programın sonunda Kaymakam Kemal Duru, günün anısına Taha Kılınç’a çiçek takdim etti. Ardından Gazeteci-Yazar Kılınç, katılımcılarla buluşarak kitaplarını imzaladı. Yoğun ilgi gören imza bölümü, programın samimi bir atmosferde tamamlanmasını sağladı.

İBRAHİM POLATİBRAHİM POLAT