Mersin’in Anamur ilçesinde bir okul, klasik yönetim anlayışının dışına çıkan bir eğitim modeliyle dikkat çekiyor. Uzun yıllar özel eğitim alanında öğretmenlik yaptıktan sonra son dört yıldır Atatürk Ortaokulu’nda müdürlük görevini yürüten Mehmet Satar, öğrencilerle kurduğu güçlü bağ ve disiplinli yönetim tarzını aynı potada eriterek örnek bir profil ortaya koyuyor.
Okulda yönetici değil, “içlerinden biri”
Satar’ın eğitim yaklaşımının merkezinde “ulaşılabilir olmak” yer alıyor. Onu okul koridorlarında öğrencilerle sohbet ederken, teneffüslerde oyunlarına eşlik ederken görmek sıradan bir durum. Ancak bu samimi tablo, okulda kurulan düzenin gevşediği anlamına gelmiyor. Aksine, öğrencilerle kurulan bu güçlü iletişim, disiplinin daha kolay benimsenmesini sağlıyor.
Her sabah erkenden okulda olan Satar, öğrencilerin ve öğretmenlerin giriş saatlerini yakından takip ediyor. Geç kalan öğrencilere ise klasik uyarılar yerine, tebessüm ettiren ama düşündüren bir cümleyle yaklaşıyor: “Galiba Biraz daha erken kalkmalıyız.”
Sosyal Medyada Yankı Bulan Doğallık
Satar’ın öğrencilerle kurduğu bağ, sadece okul sınırları içinde kalmıyor. Okul bahçesinde bisiklet sürerken arkasına öğrencilerini alarak attığı tur, “Her şey bir tarafa, gülün çocuklar” notuyla ve türküsüyle sosyal medyada paylaşıldı ve kısa sürede geniş kitlelere ulaştı. Görüntüler, eğitimde samimiyetin ve güven ortamının en sade yansıması olarak yorumlandı.
Velilerin Gözünde Güven, Öğrencilerin Gözünde Sevgi
Veliler, çocuklarının sadece akademik değil, duygusal olarak da desteklendiği bir okul ortamında bulunmasından memnun. Satar’ın yaklaşımı, öğrencilerin okula aidiyet duygusunu artırırken, başarıyı da beraberinde getiriyor.
Bir Bayram Mesajından Fazlası
Satar’ın sosyal yönü, paylaşımlarına da yansıyor. Yaptığı bir değerlendirmede çocuklara verdiği değeri şu sözlerle özetliyor:
“Bayram çocuktur… Temizdir, saftır, neşedir. Keşke herkes biraz çocuk kalabilse.”
Eğitimde Denge: Sevgiyle Kurulan Disiplin
Mehmet Satar’ın ortaya koyduğu model, eğitimde sıkça tartışılan “otorite mi, özgürlük mü?” sorusuna sahada verilmiş bir cevap niteliğinde. Onun yönetiminde Atatürk Ortaokulu, hem düzenin hem de mutluluğun aynı anda mümkün olabileceğini gösteriyor.







































