Deprem ile yaşamayı öğrenmek...

Hüseyin Şinasi

28-02-2023 21:55

 

                         

6 Şubat 2023 Pazartesi günü, sabaha karşı 04.17’de Kahramanmaraş-Pazarcık’ta 7,8 büyüklüğünde ve yine aynı gün öğle saatlerinde Kahramanmaraş-Elbistan ilçesi yakınlarında meydana gelen 7,6 büyülüğündeki iki deprem ile yığılıp kaldık. Ülkemizin beşte birinden büyük ve 10 ili etkileyen bu iki deprem ve artçı sarsıntıları büyük ve geniş bir bölgeye yayılmış çok büyük can ve mal kaybına neden olmuştur. Geçmiş olsun Türkiyem. Milletimizin başı sağ olsun. Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına sabır ve dayanma gücü diliyoruz.

Tarih 6 Şubat 2023, mevsim kış ve hava ayaz mı ayaz. Karlı ve buz gibi soğuk bir güne başlarken; Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman illeri başta olmak üzere Gaziantep, Adana, Osmaniye, Malatya, Şanlıurfa, Kilis, Diyarbakır’ın yerle bir olduğu acı gerçeği yüz yüze geldik. Bölge sanki düşman savaş uçakları ile tanklarla bombalanmış, yanmış, yıkılmış, taş üstünde taş kalmamış harabe haline gelmiş şehirler, kentler, köyler gibiydi.

Bilim adamlarına ifadesine göre etkilediği alan ve yıkımları ile eşine çok az rastlanabilecek bu depremlerde, binlerce bina yıkılmış, çökmüş veya kullanılamaz hale gelmiş, genç, yaşlı, kadın, erkek, büyük küçük yüz binlerce insanımız ya hayatını kaybetmiş veya yaralanmış, bir o kadarı da canını zor kurtarmıştır. Kentlerin altyapısı felç olmuş, ulaşım ve haberleşme devre dışı kalmış, yer yarılmış, yollar çökmüş, uzun yarıklar, çatlaklar oluşmuş, tepeler birbirine kavuşmuş, yerkabuğu 3-5 metre hatta 7 metre kaymış, dengeler değişmiş. Tarım, hayvancılık, sanayi, ticaret durmuş, ülke ekonomisinin yüzde 10 tuzla, buz olmuştur.

Kahramanmaraş merkezli ilk deprem sabahın dördünde, yani insanın uykusunun en derin olduğu saatlerde meydana gelmiş. Depremin çok uzun süren sarsıntı ve yıkıcı etkilerine uyku ile uyanıklık arasında yakalanmış milyonlarca insanımız.  Gerçi o ruh halinde insan uyanık olsa bile o anlarda ne yapacağını bilemez.

17 Ağustos 1999 büyük Marmara depremi ve Kahramanmaraş merkezli yaşadığımız depremler ve artçı sarsıntıları çok fazla sürmüş ise insan olarak telaşımızdan elimiz ayağımız tutmaz, gözümüz görmez, kulaklarımız duymaz, aklımızı yitirmiş, ne yapacağımıza karar veremez, düşünemez oluruz. Sarsıntılar geçtikten ve şaşkınlığı üzerimizden atıp, kendimize gelebilmişsek ilk yapacağımız şey, her şeyi bir tarafa bırakıp, canımızı kurtarmaya bakarız. Ondan sonra yapabileceğimiz ilk şey eşimizi, çocuklarımızı, yakınlarımızı doğal afetin yıkıcı etkilerinden kurtarmak olur.

1999 Gölcük depremi ve bugünkü Kahramanmaraş depremi gibi gecenin bir vaktinde veya gündüzün herhangi bir saatinde yakalanıp, depremin yıkıcı etkisini ve şokunu atlatabilenler, hafif yaralananlar, doğal olarak canlarını kurtarmak adına kendilerini sokağa attılar. Ama biraz sonra gecenin ayazında hava buz keserken üşüyenler, hatta mal canın yongasıdır diyenlerin bazıları her türlü tehlikeyi göze alıp evlerine veya dairelerine dönmeye başlamışlardır. Öbür taraftan oturdukları evleri ve binaları hasarlı, çökmüş, yıkılmış olanlar, çaresizlik içinde kendilerine bir yardım elinin uzanmasını beklerler.

Doğal afetlerden tabii ki, depremlerden sonra yapılması gereken ilk iş, devletin tüm kurumları ile acil arama ve kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşımı ve yapılacak çalışmaların koordine edilmesidir. Bu nedenle büyük veya küçük meydana gelen depremin ilk saatleri, hatta ilk 24 saat çok önemlidir. Eğer hızla organize olamaz, deprem bölgesine zamanında ulaşamazsanız, can ve mal kayıpları çok fazla olur.

Yaşadığımız bu depremler ve sonrasında meydana gelen büyüklü küçüklü binlerce artçı sarsıntılar nedeniyle can kayıplarının ne kadar olduğu tam olarak belli değildir. Ancak Afad yetkilileri tarafından açıklanan can kaybı 44,218, yaralı sayısı ise 200 binden fazladır. Ekonomik anlamda meydana gelen kayıp hesaplanamayacak kadar büyüktür.

Depremin üzerinden artık neredeyse üç hafta geçmiştir. Deprem bölgesinde arama, kurtarma ekipleri çalışmalarını tamamlanmış, binalarda hasar tespiti çalışmaları yapılmış, birçok yerde enkaz kaldırma işlemine geçilmiştir. Depremde hayatını kaybedenlerin ne kadarının daha ilk anda hayatını kaybettiği, ne kadarının kaçarken enkaz altında kalarak can verdiği tam olarak bilinmiyor. Ama depremlerde olsun, diğer doğal afetlerde olsun can kaybının azaltmanın yolu, güvenli yapılar inşa etmekten geçiyor. Yani deprem fay hatlarına, sel ve su baskını, toprak kayması yaşanabilecek yerlere işin kolayına kaçıp bina yapmayacak, yerleşim yeri kurmayacaksın. Yangına karşı önlem alacaksın.

Sen depreme karşı, sel ve su baskınına karşı, toprak kaymasına, yangına karşı gerekli önlemleri almayacak, kader bu diyeceksin. Olmaz böyle şey.

DİĞER YAZILARI Antik çağlarda Anamur; (Luvi, Hitit ve Fenike Egemenliği) 01-01-1970 03:00 Roma’nın Akdeniz’deki Hafızası: Anemurium 01-01-1970 03:00 Anamur’un İçme Suyu Sorunu 01-01-1970 03:00 Yol değil, can pazarı…! 01-01-1970 03:00 Muzun Fiyatı Değil, Emeğin Değeri 01-01-1970 03:00 Anamur’un Sessiz Vicdanı 01-01-1970 03:00 Anamur İçin Birlikte Düşünme Zamanı... 01-01-1970 03:00   Anamur’da Trafik Kaosu ve Otopark Çıkmazı 01-01-1970 03:00    Anamur’un Can Suyu: Umut ve Endişe Arasında 01-01-1970 03:00 Anamur: Türkiye’nin Akdeniz’e Açılan Sessiz Gücü 01-01-1970 03:00 Engelleri Şiirle Aşan Bir Yürek... 01-01-1970 03:00 Anamur'dan Kıbrıs'a bakarken... 01-01-1970 03:00   Anamur OSB bir fırsat mı, kaçan tren mi? 01-01-1970 03:00 Anamur 'un Geleceği Askıda: Anamur ve OSB Gerçeği.. 01-01-1970 03:00    KURBAN DERİLERİ ÇÖPE GİTMESİN… 01-01-1970 03:00     Anamur’un Su Sorunu Büyüyor – Çözüm Otluca mı? 01-01-1970 03:00       Anamur’un Suyu Kurumadan… 01-01-1970 03:00 Anamur'un sorunları çözümsüz değil 01-01-1970 03:00 Taşralı bir öğrencinin anılarından… 01-01-1970 03:00   Ortadoğu’da Sykes-Picot ihaneti... 01-01-1970 03:00        Yapay zekaya göre Hüseyin Şinasi kimdir? 01-01-1970 03:00    İstanbul’dan Anamur’a dönerken… 01-01-1970 03:00    Anamur’dan İstanbul’a giderken… 01-01-1970 03:00    Geçmişini bilmeyen, geleceği anlayamaz.... 01-01-1970 03:00  Günlük hayatın bir parçası, ölçü birimleri 01-01-1970 03:00   Ayağını yorganına göre uzat…. 01-01-1970 03:00   Kısır döngü, enflasyon, faiz, döviz, borçlanma. 01-01-1970 03:00 İnsanlar yine mutsuz ve umutsuz. Korkulur bundan. 01-01-1970 03:00  Anamur liman ve iskelesi, önemli bir kazanımdır. 01-01-1970 03:00 Sığınmacılar konusu, kanayan bir yaradır 01-01-1970 03:00  Bakkal amca, bakkal amca, helva yapsana…!!! 01-01-1970 03:00    2024 seçimleri değerlendirme -3 01-01-1970 03:00 2024 yerel seçim değerlendirme-2 01-01-1970 03:00   2024 yerel seçim değerlendirmesi -1 01-01-1970 03:00     Ramazan bayramına doğru 01-01-1970 03:00      Başkan Durmuş Deniz göreve başlarken 01-01-1970 03:00        Anamur’da seçimi kim kazanır? 01-01-1970 03:00   Aday listeleri tamam, buyurun sahaya… 01-01-1970 03:00      Aday listeleri üzerine bir değerlendirme 01-01-1970 03:00     Kum saati işlemeye devam ediyor… 01-01-1970 03:00 Arabaşı çorbası içelim... 01-01-1970 03:00     Bir doğalgaz hikâyesi 01-01-1970 03:00 Anamur’da Doğalgaz Çalışmalarında Son Durum 01-01-1970 03:00 Sığınmacılar, Güvenlik Sorunu Oluşturuyor mu? 01-01-1970 03:00 Ne Oldu Bizim Yaşam Felsefemize? 01-01-1970 03:00 Seçim bitti. Şimdi geçim zamanı… 01-01-1970 03:00 Türkiye Final Maçında İkinci Tur. 01-01-1970 03:00 Büyük Güne Ramak Kala… 01-01-1970 03:00 Seçimi Kazanmanın Yolu..! 01-01-1970 03:00    Seçime sayılı günler kala… 01-01-1970 03:00    2023 seçimlerine giderken -7 01-01-1970 03:00 2023 seçimlerine giderken - 6 01-01-1970 03:00     2023 seçimlerine giderken - 5 01-01-1970 03:00   2023 seçimlerine giderken - 4 01-01-1970 03:00     2023 seçimlerine giderken -3 01-01-1970 03:00       2023 seçimlerine giderken -2 01-01-1970 03:00    2023 seçimlerine giderken -1 01-01-1970 03:00 Duygu bohçasından esintiler… 01-01-1970 03:00   Bir ülkücünün anılarından 01-01-1970 03:00   Kırmızı ibikli küçük tavuk… 01-01-1970 03:00  Devlet yönetim anlayışları ve sorunlar… 01-01-1970 03:00 Endişe ve umutsuzluk yakamızı bırakmıyor 01-01-1970 03:00 Az kaldı geliyoruz. 01-01-1970 03:00